Ah bu şarkıların gözü kör olsun

Şoför arabayı hareket ettirdikten sonra, kapı tarafında oturan yol arkadaşına, ortadaki boş koltuğun üstünde duran ceketini gösterdi:

- Yan cebimde flash bellek var, versene sunu, dedi.

Şoför aldığı flash belleği ön paneldeki yerine yerleştirdi, sesi açtı. Hareketli bir müzik, yüksek sesle arabanın şoför mahallini doldurunca, yolcu koltuğundaki kişi kaslarını çatarak gayri ihtiyari arkasına yaslandı:

- Bu ne yaa

Şoför:

- Sıla, dedi. Yeni çıkan kaseti, süper!

Yol arkadaşı memnun kalmadı:

- Türkünün suyu mu çıktı ya Ben pop müzikten hoşlanmıyorum.

Şoför sesi kıstı:

- Ben de yeni yeni alışıyorum, bizim oğlan sayesinde… O doldurmuş bunu. İçinde her türden iki yüz elli tane şarkı var. Bir haftadır hemen hemen hepsini dinledim.

Şoför iki elinin iki parmağıyla direksiyona vurarak tempo tuttu ama arkadaşı çalan şarkıyı beğenmeyince, bir sonrakini tıkladı.

- Bu kim

- Emre… Emre bilmem ne, soyadını unuttum.

Bu sırada Silivri'deki yazlık siteden çıkmış, otobana girmişlerdi.

- Yahu bırak şimdi Emre'yi memreyi, türkü yok mu hiç

- Bir tanesini dinle bak, alışacaksın hoca…

- Tekrar tıkladı, yeni şarkı başladı.

- Bengü bu… Güzel kız, yeni boşandı.

- Ha, özel hayatlarını da biliyorsun yani.

- Magazin programında görmüştüm. Su iç cebimden paketi çıkarıp bi' sigara verir misin