Bahar yine dağların omzuna usulca kondu, karın ağırlığıyla suskunlaşan yamaçlar, şimdi ince ince akan suların sesiyle uyanıyor toprak uzun bir uykudan kalkmış gibi nefes alıyor; otlar filizleniyor, çiçekler başını kaldırıyor.
İşte tam bu mevsimde Şenköy'de köyün kalbi yeniden atmaya başlar. Koyun sağımı, berivânların yolu yine çayıra ve dağlara düşer...
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte köyde bir hareketlilik olur. Güneş henüz doğmadan kalkılır, çünkü koyun sağımı sabrın ve düzenin işidir. Ağılların kapısı açıldığında koyunların meleyişi, sanki baharın gelişini selamlayan bir ezgi gibidir. Her koyunun bir huyu, bir alışkanlığı vardır. Berivânlar onları isim isim tanır. Sağım sadece bir iş değil, aynı zamanda bir bağdır. İnsan ile hayvan, emek ile bereket arasında kurulan sessiz bir bağ...
Berivânlar, bêrî'ye (sağıma) giderken sanki bir bayram, bir Nevruz şenliğine gider gibi rengârenk elbiseler giyer kültürel güzelliklerini baharın gülistanlarına yansıtırdı. Üzerlerinde canlı renkler ve sırma işlemler, günlük işlerini yaparken bile estetikten vazgeçmiyorlardı. Bêrîvanların sesi, koyun-kuzu sesi birbirine karışırdı. ocukluk yıllarımdan hiç unutamadığım özlem duyduğum Bêrîvanların "Bêrî" günleri....
Bêrîvanlar, sırtlarında bakır güğümler, ellerinde sade ama ustalıkla kullanılan sağım taslarıyla koyunların arasına karışır. Dizlerinin üzerine çöküp sabırla sütü sağarken, yılların tecrübesi parmaklarına yansır. Süt, tasın içine düşerken çıkan o ritmik ses, köy hayatının en kadim musikilerinden biridir. Bu ses, emeğin sesi, alın terinin yankısıdır.
Bir yandan sağım yapılırken, diğer yandan Milân dağının serin rüzgârı yüzlere vururdu, uzaklarda kar sularının eridiği Şenköy'ün ovasına akarken, kuşların sesi bu tabloya eşlik ederdi. Bêrîvanlar bazen kendi aralarında türküler söyler, o türkülerde hasret vardır, sevda vardır, bazen de hayatın zorluğuna karşı bir direniş... Her türkü, bu toprakların hafızasından bir parçadır.
Sağılan sütler büyük kazanlara aktarılır. O sütler sonra yoğurda, peynire, tereyağına dönüşür, her biri ayrı bir emek, ayrı bir sabır ister. Özellikle peynir yapımı köyde büyükler küçükleri eğitir, hangi süt ne zaman kaynatılır ne kadar mayalanır, nasıl saklanır, bu bilgiler kitaplarda değil, hafızalarda yaşardı.

7