VEFAT YIL DÖNÜMÜNDE RAHMET DUASIYLA...
Mektuplarınızda ara sıra Sıddık Süleyman'ın, eski zamanda hararetli sadâkati ve alâkadarlığı ve kuvvetli şakirdliği ile bahsi geçiyor. O zat, ben ölünceye kadar onun sadâkati ve selâmet-i kalbini ve bana ve Risale-i Nur'a hâlisâne hiz-metini unutamıyorum.
Kastamonu Lahikası, 107. mektup, s. 191
***
Süleyman benim her hususî işimi ve kitabetimi kemal-i şevk ile, minnet etmeyerek, mukabilinde bir şey kabul etmeyerek, kemal-i sadâkatle yapmış. Hatta o derece hizmeti sâfî ve hâlis, Allah için yapıyordu, belki yüz defa-dan ziyade arzu ettiğim dakikada, ümit edilmediği bir tarzda geliyor; "Fesübhanallah," diyordum. "Benim arzu-yu kalbimi bu işitiyor mu"Anladım ki, o, istihdam olunuyor; sadakatinin kerametidir. [...]
Süleyman'da sadâkatle beraber esaslı bir ihlâs gördüm. Evet, bu gün-lerde insafsız insanlar, onun şeref ve haysiyetini kıracak derecede, hakkın-da işaalar izhar ettikleri zaman, ona teselli nev'inden dedim ki: "Sana bir sû-i şöhreti takmakla riyadan kurtulursun."O da kemal-i sürur ve ciddî bir surette o teselliyi kabul etti. [...]
Süleyman'a bazı yemediğim bir ekmek verdiğim vakit, hatırımı kırmaya-rak alır. Fakat kat'iyen mukabelesiz al-mıyor. Ona mukabil evinden getiriyor. Ara sıra birer bardak çay ısrar ediyordum; ilhahıma karşı istinkâf ediyordu. "Ne için böyle yapıyorsun" derdim. "Hizmetimize maddî fayda girmeyip, fîsebîlillâh, ihlâslı olmak istiyoruz"der-di. [...] Bunun bu ahlâkı zatında vardı. Yanıma geldiği vakit, benim bir düstur-u hayatım olan istiğna ve insanla-rın hediyelerini almamak kaidesi, onun aslî ahlâkına muvafık gelmiş.
Daha ziyade, insanların değil hediye-sini kabul etmek, onlara ettiği iyilikle-re mukabil dahi bir şeyi kabul etmiyor. [...]
İşte bu zatın hakikî hali bu surette iken, insafsız insanlar bunun hakkında işaa ediyorlar ki,"Said'in sayesinde ya-şıyor."O da kemal-i iftiharla dedi:"Evet, Üstadımın sayesinde kanaati ve ikti-sadı öğrendim, rahatla yaşıyorum. Halkların bu sözleri bana iyidir. Beni ri-yadan kurtarır, ihlâsa sevk eder" dedi. Ben de dedim:"Sana iyidir; hizmet-i Kur'ân'a zarardır! Onun için hakikat-i hali beyan ediyorum; tâ ehl-i bid'a bilsin ki, ihlâs ile, Allah için çalışıyorlar."
Said Nursî

4