(Dünden devam)
Ey Hamiyetli Ebna-i Vatan!
Cemiyet-i millî, ruhlarını feda etmekle saadetimize yol açtılar; biz de, bazı lezaizimizi terkle onlara yardım edeceğiz. Zira o sofra-i nimete beraber oturuyoruz. Efkâr-ı fâside sahibi, yani hürriyet altında istibdadı ve mezalimi arzu edenler, mevt-i ebedîye mazhar olan ve zaman-ı mazinin çukurunda medfun olan istibdâdâtı veyahut seyl-i huruşan-ı zaman içinde yuvarlanmış olan mezalimi, bir daha temâşâ etmemek için, tarih-i hayat-ı hürriyetin beyanıyla, mazi ve hal meyanında delinmez bir sedd-i âhenin çekmek istiyorum. Şöyle ki:
Bu inkılâb, doğurduğu hürriyeti eğer meşveret-i şer'iyenin terbiyesine verse, bu milletin eski satvet ve kuvvetini ihyâ edecektir; eğer veba-i ağraz-ı şahsiyeye müsadif olsa, istibdad-ı mutlaka dönecek, o çocuk ölecek. Hürriyet tam zamanında doğdu. Ahvâl ve ilcaat-ı zaman tam terbiyesine hizmet ister. Sun'î ve ihtiyârî değil; tâ ki çok külfete muhtaç olsun. Eski zaman gibi, bu kadar tazyikatın tesiriyle me'yusiyet ve mahvolmak şanından olmayan hamiyet-i İslâmiye o kadar galeyana gelmiş ki, güya hürriyet rahm-ı mâderde tekmil yaşa kadar gelmiş, kademnihade-i saha-i vücut olduğu anda hükümfermalığını ilân ve hiçbir müsademata karşı tezelzüle ve delmeye uğramayacak bir sedd-i âhenin gibi veyahut taht-ı Belkısî gibi beş hakaik-ı sabite üzerine teessüs edecek.
Eski Said Dönemi Eserleri, Nutuk, s. 93
LUGATE:
cemiyet-i millî: millî topluluk, (metinde) millet adına II. Meşrutiyet'in ilânına öncülük eden topluluk.
ebna-i vatan: vatan evlâtları.
efkâr-ı fâside: bozuk fikirler.
hamiyetli: din, millet, vatan gibi değerlerini koruma gayretine sahip olan.

8