Elveda Ramazan derken...

Bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturan ve bugüne kadar oruçlarımızı sıhhatli bir şekilde tutabilmemizi ikram, ihsan ve hediye eden Rabbimize şükürler olsun…

Ramazan, insan hayatında Müslümanların senelik tamir ve tesviye edicisi gibidir... Her türlü organımızla ve uzvumuzla Rabbimize yöneldiğimiz, itaat ve inkıyat altına girdiğimiz vakitlerdir. Adeta bir sene boyunca virane olmuş, harap olmuş, yaralanmış kalbimizin, ruhumuzun ve aklımızın imar olması; bütün eksiklerin ve noksanların tamamlanması işte bu Ramazan ayında gerçekleşmektedir...

İnananların, mü'minlerin ibadetlerinde, taatlerinde, kulluklarında; Müslümanlıklarının, ehl-i iman oluşlarının adeta kalitesi, değeri ve fazileti Ramazan ayında daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Şu mübarek ayda öyle bir rahmete gark oluyoruz ki; bütün dertlerimizin, hastalıklı ve alil hâllerimizin, ahvallerimizin dermana muhatap olduğunu görür; Rabbimize daha iyi yaklaşır ve O'na daha samimi bir şekilde yöneliriz...

Elbette ki mü'minler, insan olmanın hayattaki dikenleri olan musibetlere, belâlara ve sıkıntılara muhatap olacaklardır. ünkü sevaplar ve inayetler mesabesindeki güllere ulaşırken dikenlerin kanatması da bize bir ikram ve ihsandır...

Ne demiş sûfîler:

"Ayağında diken yarası olmayan, bağrında gül deremez!.."

Ramazan'ın her vakti, her hâli; mücessem bir sabır, metanet, şükür ve hamd ayıdır. Cenab-ı Hakk'ın ömrümüz boyunca bizleri hususi olarak kolladığı, koruduğu ve ikram ve ihsanlarına muhatap ettiği bu ay; ne kadar kışımız ve sonbaharımız gelmişse hepsini unutturan nurlu, kıymetli ve mübarek bir aydır...