Tarihler, insanlar için ders alınacak bir ayna olarak kabul edilip; hatalar, eksikler ve fazlalıklar giderildiğinde kıymet ifade eder... Yoksa sürekli övülen veya sürekli kötülenen, tarafgirâne yazılan tarihler, tarih literatüründe yok hükmünde kabul edilir...
Tarihe yön veren Osmanlı İmparatorluğu'nun ömrü altı yüz yirmi sene, hatta uzatmalarıyla yedi yüz seneyi bulur... Bu yönüyle dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ve en uzun ömürlü imparatorluklarından biridir...
Söğüt'te, Yenişehir'de ve Bursa'da temelleri atılan, büyüyen ve genişleyen Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundaki özellikler, Osmanlılara bu büyüklüğü ve uzun ömrü kazandırmıştır...
İmparatorluğun temeli, mayası ve kökleri manevîdir; din ve inanışlar, kuruluşundaki en büyük etken ve aynı zamanda besleyici, tamir edici bir kaynaktır...
Yenişehir, Söğüt ve Bursa'nın başkentlik dönemlerinde en önemli unsur; Osmanlı Beyliği'nin başında bulunanların dindar olması ve dinin emrinde hareket etmeleridir... İ'lâ-yı kelimetullah ve cihad aşkı denen kuvvetli manevî kaynak ve temel, Osmanlı Beyliği'nin kuruluşunda kurucuların bağlı kaldığı en önemli unsurlardan biridir...
Unutulmaması gereken bir diğer gerçek ise; Osmanlı'nın tarih sahnesine çıkışında, Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu tecrübesine sahip, dindar ve cihad aşkıyla dolu askerlerin, ilim ve irfan ehlinin Osmanlı bayrağı altında toplanmaları ve samimiyetle hizmet etmeleridir...
Tarihin aynasında Süleyman Şah'ın, Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin, Orhan Gazi'nin ve I. Murad'ın dindarlıkları, teşkilâtçılıkları ve cihad aşkları en belirgin vasıfları olmuştur...

4