Çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliğinin temel amaçlarından biri, çalışanların yaptıkları iş nedeniyle sağlıklarını kaybetmelerinin önlenmesidir. Meslek hastalıkları, çalışanların yaptıkları işin niteliği veya çalışma koşulları nedeniyle zaman içinde ortaya çıkan önemli risklerden biridir. Bu nedenle meslek hastalığının doğru şekilde tespit edilmesi, süresinde bildirilmesi ve sigortalıya sağlanan hakların bilinmesi önem taşımaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14'üncü maddesinde meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları nedeniyle uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleri olarak tanımlanmaktadır.
Bir çalışanın hastalanması, tek başına hastalığın meslek hastalığı olarak kabul edilmesi için yeterli değildir. Hastalığın yapılan işle veya işin yürütüm şartlarıyla bağlantısının bulunması gerekmektedir.
Sigortalının çalıştığı iş nedeniyle meslek hastalığına tutulduğunun, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularınca düzenlenen sağlık kurulu raporu ve bu rapora dayanak tıbbi belgeler incelenerek Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi gerekmektedir. SGK tarafından gerekli görülürse, iş yerindeki çalışma şartlarını ve bunların tıbbi sonuçlarını ortaya koyan denetim raporlarını ve diğer belgeleri de değerlendirebilmektedir.
Meslek hastalığının tespitinde çalışanın yaptığı iş, maruz kaldığı riskler, maruziyet süresi, sağlık kayıtları ve hastalığın işle bağlantısı birlikte değerlendirilmektedir.
Bu nedenle işverenler tarafından işe giriş sağlık raporları, periyodik muayeneler, risk değerlendirmeleri, çalışanın görev ve çalışma koşullarını gösteren kayıtlar ile iş sağlığı ve güvenliği belgeleri düzenli şekilde tutulmalıdır.
Meslek hastalığının mutlaka iş sözleşmesi devam ederken ortaya çıkması gerekmez. Çalışan, meslek hastalığına neden olan işinden ayrıldıktan sonra da hastalığın belirtileriyle karşılaşabilir.
Bu noktada yükümlülük süresi önem taşımaktadır. Yükümlülük süresi, sigortalının meslek hastalığına neden olan işinden fiilen ayrıldığı tarih ile hastalığın ortaya çıktığı tarih arasında geçebilecek en uzun süreyi ifade etmektedir.
Dolayısıyla hastalığın işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkması tek başına meslek hastalığının kabul edilmesine engel değildir. Hastalık ile önceki çalışma arasındaki bağlantının bulunması ve ilgili yükümlülük süresinin dikkate alınması gerekir.
İşverenlerin meslek hastalıklarına ilişkin en önemli yükümlülüklerinden biri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapılmasıdır.
4/a kapsamında çalışan sigortalının meslek hastalığına tutulduğunun işverene bildirilmesi halinde, işverenin durumu öğrendiği tarihten itibaren 3 işgünü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmesi gerekmektedir.

19