Depremler yalnızca şehirleri yıkmaz.
İnsanların hafızasını, alışkanlıklarını, geleceğe dair hayallerini de yerle bir eder.
6 Şubat depremleri yalnızca binaları yıkmadı; hatıraları, umutları ve hayatları da derinden sarstı. En ağır bedeli ödeyen şehirlerden biri olan Adıyaman, uzun süre acının ve sessizliğin şehri olarak anıldı. Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki; Adıyaman artık sadece yaşadığı felaketle değil, yeniden ayağa kalkış, küllerinden yeniden doğan bir şehir hikâyesiyle konuşulmaktadır.
Bu yüzden bir şehri yeniden inşa etmek; beton dökmekten, bina yapmaktan çok daha fazlasıdır. Asıl mesele, umudu yeniden ayağa kaldırabilmektir.
Geçtiğimiz hafta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum ile birlikte Adıyaman'daydık.
Program boyunca sadece yeni eserlerin açılışını yapmadık; bir şehrin yeniden dirilişine, insanlarımızın gözlerindeki umudun yeniden yeşermesine de tanıklık ettik.
Aradan geçen süre içinde Adıyaman'da yükselen her konut, açılan her iş yeri ve tamamlanan her proje bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor:
Türkiye, sadece yaralarını saran değil, yaralarını geleceğe dönüştüren güçlü bir devlettir.
Depremden sonraki ilk günleri hatırlıyorum...
Sokaklarda sessizlik ve umutsuzluk hâkimdi.
Enkazın altında sadece binalar değil, hayatlar vardı.
Bugün ise aynı sokaklarda çocuk sesleri duyuluyor.
İnsanlar yeni evlerinin anahtarını alıyor.
Esnaf yeniden kepenk açıyor.
Meydanlar yeniden doluyor.
Bir şehir yeniden nefes alıyor.
İşte devlet olmanın anlamı tam da budur.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü liderlik sayesinde, dünyada benzeri zor görülebilecek büyüklükte bir yeniden inşa seferberliği yürütülmektedir. İki yıl gibi kısa bir sürede deprem bölgesinde yüz binlerce konutun ve işyerinin tamamlanması, devlet-millet dayanışmasının en somut örneklerinden biridir. Bu büyük vizyonun sahadaki en güçlü uygulayıcılarından biri ise hiç şüphesiz Sayın Murat Kurum olmuştur.
Sayın Murat Kurum, depremin ilk gününden itibaren sadece kriz yöneten bir isim olmadı, adeta deprem bölgesinin mimarı oldu.
Sahadan hiç kopmadı.
Her gelişinde eksikleri yerinde gördü.
Her toplantıda yeni hedefler koydu.
Her ziyaretinde verilen sözlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini bizzat takip etti.
Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği Adıyaman ziyareti de bunun en somut örneklerinden biri oldu.
500 bin sosyal konut projesi kapsamında İndere'de 5 bin 41 sosyal konutun kura heyecanına ortak olduk. 500 bin sosyal konut projesi kapsamında kurası çekilen vatandaşlarımız bu ay evlerine taşınabilecekler.
Yine Adıyaman için vizyon projesi olan Kent Meydanı'nın açılışını gerçekleştirdik.
Şehrimizin yeniden ticaret merkezi olacak çarşı alanlarını yerinde inceledik.
Vatandaşlarımızla buluştuk.
Muhtarlarımızı, sivil toplum kuruluşlarımızı, iş insanlarımızı ve hemşehrilerimizi dinledik.
Devletin vatandaşına dokunan yüzünü hep birlikte bir kez daha gördük.
Bugün deprem bölgesinde yüzbinlerce, Adıyaman'da ise onbinlerce konut teslim edilmiş durumda.
İndere, Örenli sadece bir toplu konut alanı değil; okullarıyla, camileriyle, sosyal donatılarıyla ve yaşam alanlarıyla yepyeni bir şehir olarak yükseliyor.
Kent Meydanı Projesi ise yalnızca mimari bir çalışma değildir.
Bu proje, depremle yara alan şehir merkezinin ekonomik ve sosyal hayatını yeniden canlandıracak stratejik bir adımdır.

32