Kur'an'a göre devlet düzeni ve medeniyet-164

Yazar, canlı hayatın moleküler düzeyden atomik düzeye dönüşümüyle cehennem fikrini açıklamaya çalışıyor, ama bilimsel varsayımlar ile dini yorumları karıştırması geçerli mi?

Reşat Nuri Erol
02.04.2026
76
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Kuran'daki 'mesîr' kavramını atomik fizik ve kimya ilkeleriyle açıklamaya girişiyor. Canlıların atom ve moleküllerin dizilişiyle oluştuğunu, cehennemin ise bu yapının atomik hale dönüşmesi olduğunu ileri sürüyor. Ancak bilimsel gözlemleri dini metinlerin yorumuna doğrudan çevirmenin metodolojik açıdan ne kadar tutarlı olduğu tartışılabilir?

Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam...

"Ve ileyhi'el-mesiyru / Vemesîr O'nadır." (Maide 18)

"Sare" dönüşme fiilidir. "Sare et-tiynuhacaran" dersen, "çamur taşa dönüştü" demiş olursun. "Mesîr" "menzil" gibi masdar-ı mimidir. Zaman ve mekânı, bir de masdarı ifade eder. Kur'an'da "Mesîr Allah'adır" denmektedir. Ayrıca "mesîriniz nârdır" denmektedir. Bir yerde de cennetin mesîr olduğunu söylemektedir. İsm-i mekân olarak alırsak dahi dönüşme yeri olur. Dönüş yeri olamaz.

Bizim varsayımımız şöyledir.

Canlı demek, yüze yakın elementleri alıp özel bir şekilde dizerek bir fabrika yapma demektir. Bunun için en küçük atomlar kullanılmaktadır. Biz ise böyle bir şey yapamıyoruz. Bundan daha önemlisi, baştan siz onu dizip meydana getiriyorsunuz, sonra o kendi kendisini yapıyor. Diyelim ki, bir elektrik motoru yahut cep lambasını yaptınız. O cep lambası öyle yapılmıştır ki, kendisi kendi benzerini yapıyor. Böyle olsaydı işimiz ne kadar kolay olurdu. Buzdolabı yapar, ondan sonra bir eve koyardık; altı ay sonra bir buzdolabı daha olurdu.

Canlı demek, böylece atomları dizerek yapıyı meydana getirmektir.

Canlılar âlemi iki çeşittir.

Bunu anlayabilmemiz için biraz daha kimyaya dönelim.

Hidrojen en küçük atomdur. İki hidrojen atomu yan yana gelerek molekül oluşturur. Oksijenle yan yana gelerek su meydana getirir. Bunlar birbirine yaklaşmazlar, aralarında bizimle güneş arasındaki mesafeden daha fazla mesafe vardır. Molekülün yarıçapı 10^(-8)'dir. Oysa atomum çapı 10^(-13)'tür. Arada 10^5 kat kadar uzaklık vardır. Yerin güneşten uzaklığı da yarıçapının 0.24 10^5 katıdır.

Eğer atomlar birbirine çok yaklaşır ama değmezlerse, o zaman yine dizilebilmektedir. Birbirini çeken iki şey birbirine çok yaklaşırlarsa o zaman birbirini iterler. Böylece iki uzaklık arasında gidip gelirler. Top oynayan iki kimse gelen topu öbürüne atar, öbürü de ona atar. Böylece top gidip gelir ama oyuncular saha içinde kalmak zorunda kalırlar.

Güneşte de hayat olduğuna dair fiziki bulgular vardır.

Güneşten gelen ışıktan güneşte olan olayları takip edebiliyoruz.

Örnek olarak oksijenle karbon birleşiyor ve bir ışık çıkarıyorlar. O ışığı bildiğimiz için güneşte ne tür olaylar olduğunu biliyoruz. Yeryüzünde nasıl oksijen, hidrojen, karbon ve azot devrederek hayat oluyorsa, orada da buna benzer devir vardır.