Eleştirilme korkusu

Korku son derece doğal ve işlevsel bir duygudur. Hatta insanın hayatta kalmasını sağlayan en temel mekanizmalardan biridir. Sorun korkunun varlığı değil, işlevini kaybettiği noktadır.

Sağlıklı korku, gerçek bir tehditle orantılıdır.

Zararlı korku ise ya ortada somut bir tehdit yokken ortaya çıkar veya riski büyüterek algılar.

İş yaşamında bu durumun en yaygın örneklerinden biri ise eleştirilme korkusudur.

Bir toplantıda olduğunuzu düşünün. Hazırlanmışsınız, söyleyecekleriniz net. Katılımcıların sırayla konuştuğu, birinin nefes alıp söze gireceği o birkaç saniyelik boşluk...

Tam o anda, cümleniz dudaklarınıza gelirken içinizden başka bir ses yükselir:

"Ya saçma bulunursa"

"Ya 'bunu zaten biliyoruz' derlerse"

"Ya itiraz ederler ve toparlayamazsam"

"Ya yanlış anlaşılırsa"

Gülümser, susarsınız. Not alıyormuş gibi yaparsınız.

Bir başkası sizin söylemek istediğinize benzer bir şey söyler, toplantı devam eder.

Siz ise sessiz kalmaya devam edersiniz (1).

Korkunun sebepleri

İnsanlar eleştirinin kendisinden değil, eleştirinin kendileri için ne anlama geldiğinden korkarlar.

Bu korkuyu besleyen başlıca sebepler şunlardır:

Kültürel çevre ve yetişme ortamı

Bazı kültürlerde hata, öğrenmenin doğal bir parçası olarak değil; ayıp ya da eksiklik olarak görülür. Herkesin birbirini tarttığı, hatanın tolere edilmediği ortamlarda kişi zamanla şu inancı geliştirir:

"Görünür olursam hedef olurum."

Böyle ortamlarda en güvenli strateji geri planda kalmaktır. Dışarıdan bakıldığında uyumlu ve sorunsuz bir profil oluşur; ancak içeride kişi potansiyelini küçülterek kendini korur. Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve tükenmişliğe dönüşebilir (1).

Özellikle çocuklukta aşağılayıcı ya da kıyaslayıcı eleştirilere maruz kalmış kişilerde bu korku daha güçlüdür.

Kimlik ile performansın karışması

Kişi yaptığı iş ile kendisini özdeşleştirir. İş eleştirildiğinde bunu "ben yetersizim" şeklinde algılar.

Sosyal dışlanma korkusu

İnsan beyni, eleştiriyi bazen "gruptan dışlanma sinyali" olarak algılar. Bu, oldukça güçlü bir tetikleyicidir.

Belirsizlik ve kontrol kaybı

Eleştirinin neye yol açacağını bilememek (itibar kaybı, fırsat kaçırma vb.) kişiyi pasifliğe iter.

Mükemmeliyetçilik

Hata yapmayı tolere edemeyen zihin yapısı, eleştiriyi bir "kusurun ifşası" olarak görür.

Korkuyu yenmede yöneticilerin rolü

"Eleştirilme korkusu" işletmeler ve kurumlar için, bireysel değil, doğrudan organizasyonel bir meseledir. Çünkü korku kültürü varsa, performans ve inovasyon düşeceği gibi iç barış ve huzur da sağlanamaz. Bu noktada, aile reislerinden başlayarak devlet yöneticilerine kadar her yöneticiye önemli sorumluluklar düşer.

· İstişareye dayalı katılımcı yönetim kültürü oluşturmak: "Bin bilsen de bir bilene danış" anlayışı, fikirlerin ifade edilmesini kolaylaştırır.

· Psikolojik güven ortamı sağlamak: İnsanlar (suç işlemedikçe) hata yaptıklarında cezalandırılmayacaklarını bilmelidir.

· Denemeyi de ödüllendirmek: Sadece sonuç odaklı sistemler, risk almayan çalışan üretir.

· Yapıcı ve sistematik geri bildirim kültürü kurmak: Geri bildirim ve eleştirinin tonu ve şekli geliştirici olmalıdır.

· Kendi hatalarını görünür kılmak: Yönetici hata yaptığını kabul ettiğinde ekip de cesaret kazanır.

· Aşırı eleştirel davranışlara sınır koymak: Sürekli yargılayan kişiler, korku kültürünü hızla yayar.

Korku nasıl aşılır

Eleştiriden kaçınmak çoğu zaman öğrenilmiş bir güvenlik stratejisidir. Bir zamanlar işe yaramış olabilir. Ancak bu strateji yetişkin hayatında kişiyi sınırlar.

Değişim, "cesur ol" demekle değil, korkunun arkasındaki anlamı görmekle başlar (1):

1.Korkuyu cümleye dönüştürerek belirsizliği netleştirin

İlk adım, bilişsel davranışçı terapinin otomatik düşünceleri görünür kılma yaklaşımını kullanarak korkuyu yakalayıp "Eleştirilirsem tam olarak ne olacağını düşünüyorum" ve "Bunun beni neden bu kadar tehdit hissettirdiği yer neresi" sorularına cevap vererek onu cümleye dökmektir.

2.Eleştiriyi yeniden çerçeveleyin

Eleştiri çoğunlukla bir "yargı" değil bir veridir. Bu ihtimali dikkate alarak eleştiriyi yeniden çerçeveleyebilirsiniz.