Zehir dolu 109 yıl!

Rahim Er
Bugün
19

2 Kasım 1917'de neşredilen Balfour Beyannâmesi'nin ardından emperyalist İngiliz Kuvvetleri, yandaşlarıyla birlikte 9 Kasım 1918'de Çanakkale'yi, 13 Kasım 1918'de İstanbul'u, 11 Aralık 1917'de Filistin'i işgal etti...

Siyonist ve Evanjelist işgal neticesi, Filistinliler, asırlardır var oldukları Filistin'de vatan bütünlüğünü, nüfus ekseriyetini, asırlara dayalı kültür mirasını ve hükümranlık haklarını büyük ölçüde yitirdiler...

1917'de Filistin topraklarının sadece yüzde 1 buçuğu Yahudilere ait idi. BM, 1947 yılında büyük bir adaletsizliğe imza atarak Filistin topraklarının yüzde 56'sını İsrail'e bağışladı... Mes'elenin bir başka tarafı daha var; Filistin arazisinin tapusu, Abdülhamid-i sâni'nindir. Bu itibarla BM yaptığı tasarrufla şahsın hukukunu, özel mülkiyet hakkını ihlâl etmiştir...

1947-48'de Siyonist ve Haçlı sömürgeciler aynı zalim safta Araplara karşı savaşıyorlardı. İsrail'in kurulmasıyla nihâyet bulan "Nakba" adlı bu Büyük Felaket'te Osmanlı himâyesinden mahrum kalmış Filistin halkı, vatanlarının yüzde 78'ini kaybettiler. 531 Filistin köy ve kasabası ortadan kaldırıldı.

"1967 Altı Gün Savaşı"nda Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi'nin de işgal edilmesi üzerine tarihî Filistin coğrafyasının yüzde 100'ü fiilen Siyonist ceberutluğunun eline düştü!

Bu hakikate rağmen "iki devletli çözüm" için teklifte bulunan muhtelif devlet yöneticileri, nedendir bilinmez barış için İsrail'in 1967 hudutlarına çekilmesini şart koşmaktalar. Bu teklifinin esaslı şekilde gözden geçirilmesi gerekir. İsrail, 1967'de Filistin ve Suriye'den topraklar gasp ve Golan'ı işgal etmiştir. Dikkat kesilmeli ki böyle bir teklifle bütün bu işgallere meşruiyet kazandırılmış olmaktadır.

Doğrusu şudur:

İsrail, 1948'de kurulurken; BM, kendisine hangi hudutları çizdiyse "İki devletli çözüm"de o çizgiye dönmelidir. Bu, olmazsa olmaz bir ilke sayılmalıdır. Diğeri İsrail'e yaramakta, adalet, tepetaklak olmaktadır...

Geldiğimiz takvimde İsrail, Arz-ı Mev'ud ideolojisi icâbı, Filistin toprakları üzerinde sistemli ve ısrarlı bir ilhak ve Yahudileştirme politikası güdüyor. 550'den çok gayrimeşru meskûn mahal ve askerî üsse 800 bine yakın Yahudi zorba yerleştirilmiştir. Bu işgalcilere silah kullanma serbestliği tanınmış bulunuyor. Gözüne kestirdikleri konutun kapısına dayanarak buranın sahiplerini vurup-kırarak dışarı atıp kendileri yerleşmekteler. Filistin, bugün Utanç Duvarları ve Yahudi kontrol noktalarıyla paramparça edilmiş olarak bir büyük açık hava hapishanesi hâline getirilmiştir.

Dediklerimizin üzerinden bir daha geçersek bu dramı şöylece tekrarlamak mümkündür:

1917-1948 arasındaki İngiliz idaresi döneminde 20 binden fazla Filistinli şehîd düştü. 531 Filistin yerleşim birimi haritadan silindi.

1948-1967 arasında 20 bin civarında şehîd verildi. Hudut bölgelerinde bulunan çok sayıda köy tamamen yıkıldı, yerleşim sahaları tahrip edildi.

1967-6 Ekim 2023 arasında yaşanan Arap-İsrail savaşı, muhtelif intifadalar ile Gazze Kuşatmasında 100 bin civarında şehid düştü. Batı Şeria'da binlerce Filistinlinin meskeni, ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıkıldı. 2008, 2012, 2014, ve 2021'deki İsrail saldırılarında sayıları, on binleri bulan konut tahrip edildi. Keza 7 Ekim 2023 ve 10 Ekim 2023 arasında İsrail'in yaptığı 72 saatlik yoğun bombardımanda bin civarında Filistinli sivil şehîd oldu, binlerce ev hasara uğradı.

Biraz daha tafsilata girersek manzara şudur:

7 Ekim 2016-7 Ekim 2023 arasındaki 7 yıllık sürede 4 bin 500 kadar Filistinli şehîd düşmüştür. BM ve AB kayıtlarına göre bu rakamın 950'si çocuk, 340'ı kadın, 180'i yaşlı sivildir.

Bu dönemde 110 bini aşkın sivil yaralandı. Bunlardan bin 200 sivil uzuv kaybına ve kalıcı sakatlığa uğramış bulunuyor. Mağdurların çoğu çocuktur. Yine bu dönemde gerek çatışmalarda ve gerekse ruhsat yokluğu iddiasıyla Filistinlilerin 7 bine yakın binası yıkılmıştır. Binaların 5 bine yakını meskendir.

Söz konusu 7 yıllık dönemde Filistin'in mâruz kaldığı maddî kayıp 1,8 milyar dolar dolayındadır.

Aynı 7 yıllık dönemde İsrail'in insan kaybı ise 200 kişiden biraz fazladır...

7 Ekim 2023'te başlayıp 3 yılı arkada bıraktığımız mevcut Soykırım Dönemindeyse Siyonistlerle onların destekçisi Evanjelistler tarafından desteklenen Gazze Kasabı Netanyahu Hükûmeti eliyle Filistin, binlerce yıllık tarihindeki en büyük insan kaybı ve altyapı yıkımına mâruz bırakılmıştır.

BM hesaplarına göre son 3 senede Gazze ve Batı Şeria'daki insan kaybı, 75 bin 100'dür. Bunun gerçeği 100 bindir. Zira enkaz altlarına henüz ulaşılamamıştır. 8 yılda ulaşılabileceği ifade ediliyor...