Hayat, dar gelirliyle emekliye azap!..

Rahim Er
Bugün
11

AK Parti'nin, parti mensuplarıyla Haziran 2026'nın son haftasında Sapanca'da tertiplediği istişare toplantısında milletvekilleri, vatandaştan kendilerine gelen dert, dilek ve şikâyetleri, parti yönetimiyle Bakanlara götürmüşler:

Birçok olan taleplerden 3'ü bilhassa dikkatimizi çekti. Diğerleri de mühim; onlara da çâre bulunması, gereğinin yapılması lâzım. Ancak az sonra temas edeceğimiz o 3 madde hayatî değerde önem arz ediyor. Ailenin, cemiyetin huzur, geçim ve insanca yaşama imkânlarıyla doğrudan alakalı.

Muhal farz; bahse konu istişare toplantısında hiçbir şey yapılmamış, hiçbir fayda üretilmemiş olsa bile bu 3 maddenin gereği yerine getirilirse toplantı, maksadına fazlasıyla kavuşturmuş olur.

Bu da "istişâre ediniz!" İlâhî emrine uymanın bereketi demektir...

Milletvekillerinin seçim bölgelerinde yahut diğer yerlerde seçmenden, vatandaşlardan, dinledikleri ve Sapanca İstişâresinde karar, imza ve mes'uliyet sahiplerine intikal ettirdiklerinden büyük önem taşıyan ve toplumun geçim, ruh ve ictimâî sağlığıyla çok yakından alâkalı mevzubahis 3 madde şunlardır:

-Dar gelirli vatandaşların hayat şartlarının iyileştirilmesi.

-Emekli maaşlarının yeniden tanzimi.

-Üreticiye verilen desteğin arttırılması.

Kısa, öz, çarpıcı hayatî değerde 3 satır.

Çâre bulunarak bu sıkıntıların ortadan kaldırılması, zordaki vatandaşın yüzünü güldürür. Millet dayanışmasını pekiştirir. Üreticiye üretim desteği verilmesi, iç piyasada ucuzlama ve ihraç kalemlerini çoğaltmaya yarayacaktır. Bu da rakip ülkelerle yarışmamızda müstahsilin; üreticinin, elini güçlendirir. Üzerine çok kalem oynatılabilir. Ama şu cümle bile meramı ifadeye yeter.

Asıl dert,

asıl sancı,

asıl sıkıntı,

diğer iki maddedir:

"Dar gelirli vatandaşın hayat şartlarının iyileştirilmesi" ve "emekli maaşlarının yeniden tanzimi!"...

"Orta direk" sözü, Turgut Özal'ın 1983'te Başbakan olmasından sonra hayatımıza girdi. Bu tespit, ilkin Turgut Özal'dan işitildi. Bugünlerde ve bugünlerdeki Devlet ve Hükûmet kadrolarında şüphesiz ki emeği olan merhum Turgut Özal, toplumun çatırdamaması için orta direğin sağlam olmasına dikkat çekiyordu. Oba çadırını, ortadaki direğin ayakta tutması gibi milleti de orta direğin ayakta tutması gerçeğine işaret ediyordu. Milletin, 17 Nisan 1993'te vedalaşırken kendisine "Sivil, Dindar ve Demokrat Cumhurbaşkanım" diye sevgisini terennüm edeceği Sn. Özal, icranın başına geldiğinde "orta direk" derken "esnaf, ziraat ve küçük ticaret erbabıyla emekli ve dar gelirli"yi kastediyordu. Bu kesimler, dul ve yetimiyle beraber şartlardan râzı ve ağızları şükürlüyse o toplum, sağlam ve huzurludur.

Orta direği olmayan veya orta direği çökmüş milletlerde yalnızca çok fakirler ve çok zenginler vardır. Hindistan ve Brezilya böyledir. Belki daha başkaları da sayılabilir. Bu iki keskin kesimden ibaret memleketlerde belediye işçileri, sabahları sokaklarda çöp toplarken açlıktan, sefaletten ölmüş talihsizleri de ağırca bir çöp torbası gibi kaldırımlardan alıp kamyonun arkasına atarlar.