Halk Partisinin öyküsü

Rahim Er
Bugün
25

Vatandaşın kısaca "halk partisi'' dediği parti, 9 Eylül 1923'te kuruldu. O günkü ismi, "Halk Fırkası''ydı. 1924'te Cumhuriyet Halk Fırkası, 1935'te ise Cumhuriyet Halk Partisi oldu...

Kurulduğu tarihten 14 Mayıs 1950'ye kadar 27 yıl boyunca fasılasız iktidarda kaldı. Seçimler, göstermelikti. Sadakatine güvenilen kimseler, âdeta tayin edilmiş olarak meclise yollanırdı.

II. Cihan Harbi'nin sonu yaklaşırken toplumda çok partili hayata, demokrasiye geçme arzusu, saklanamaz oldu. O zamana kadar cumhuriyet, millete demokrasi gibi gösteriliyordu. Oysa birincisi rejimin adıdır. İkincisi hükûmet olma şeklidir:

7 Haziran 1945'te 4 CHP milletvekili, parti meclis grup başkanlığına bir önerge verdiler. Tarihe "Dörtlü Takrir'' diye geçen bu dilekçenin altında Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü, Refik Koraltan'ın imzaları vardı. İstida sahipleri, ülkenin demokratik bir hayata geçmesini istiyorlardı. Talep, 12 Haziran'da reddedildi. Redle kalınmadı 4 isimden 3'ü partiden ihraç edildi, Bayar istifa etti. Tek parti istibdadına karşı içeriden-dışarıdan baskılar başlamıştı:

18 Temmuz 1945'te Nuri Demirağ Millî Kalkınma Partisini kurdu. Bunu 7 Ocak 1946'da 4'lü takrir sahiplerinin öncülüğünde Demokrat Parti'nin kurulması takip etti. Çok partili hayat başlıyordu...

1923-1945 arasında iki çok partili hayat teşebbüsünden biri Kâzım Karabekir'in kurduğu Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası ve diğeri de Ali Fethi Okyar'a reis- i cumhur Mustafa Kemal'in talimatıyla kurdurulan Serbest Cumhuriyet Fırkasıdır.

17 Kasım 1924'te kurulan Terakki Perver Cumhuriyet Fırkasına ancak 5 Haziran 1925'e kadar tahammül edilebildi. Senaryo mahsulü İzmir Suikastıyla ilişkilendirilen Karabekir, idamdan zor kurtuldu. "Topuk selamı'', ve "Paşam emrindeyim!'' biatı, hatırlanmak istenmemişti.

Serbest Cumhuriyet Fırkası, Cumhuriyet Halk Fırkasından bu partiye nakledilen mebuslarla 12 Ağustos 1930'da kurduruldu. Kuruluş maksadı, milleti yoklamaktı. Vatandaş nezdinde ilgi büyük oldu. Bu manzara, Çankaya'yı rahatsız etti. Sözde parti, 17 Kasım 1930'da kendini feshetti, milletvekilleri CHF'na döndüler.

Türkiye Cumhuriyeti'nde çok partili ilk genel seçim, 21 Temmuz 1946'da yapıldı. Fakat reylerin kullanılma şekli tam bir ayıptı. Seçmen, müşahidlerin önünde tercih ettiği partinin hanesine mühür basıyordu. Seçim bitip sandıklar kapanınca da iktidar memurları, zarfları aralarında tasnif ediyor ve böylece güya tarafsız seçim yapılmış oluyordu. Açık rey, gizli tasnif hilesiyle 1946'da iktidar değişmedi.

CHP, 14 Mayıs 1950'de DP-Demokrat Parti karşısında mutlak hezimete uğradı. Millet, 27 yıldır gördüğü baskıyla Allah diyememenin hesabını soruyordu.

Seçime iştiraki yüzde 89,3'tü.

DP, yüzde 52,7 reyle 416 milletvekili çıkardı.

CHP yüzde 39,5 reyle meclise 69 vekil gönderebildi.

MP-Millet Partisi 1 vekil, kazandı.

1 de bağımsız meclise girdi.

Celal Bayar, reis-i cumhur, Adnan Menderes, Başvekil oldular. İsmet İnönü, yaşadığı hezimeti, hiç affetmedi. 1952'deki Ticânilik Vak'asının, 1955'teki 6/7 olaylarının, 27 Mayıs 1960 darbesine giden tertiplerin arkasında hep bu hırs vardı. CHP, 1950'den günümüze dek hiçbir seçimi tek başına kazanamadı. İktidara koalisyonsuz gelemediği gibi birliğini de koruyamadı. Adı geçen partideki iç kaynaşma yalnızca 2026 Türkiye'sinde yaşanmıyor. Parti içi bunalım 1945'te 4'lü Takrirle başladı. Bu hareketten DP doğdu. 1948'de Osman Bölükbaşı, CHP'den ayrılarak MP-Millet Partisini kurdu.

Halk partisi, 27 Mayıs sonrası kendine yeni bir kimlik ararken "ortanın solu'' diye ne olduğu belirsiz bir slogana tutundu. Bülent Ecevit'in keşfiydi. Bunu kabullenmeyen başlarında Turan Feyzioğlu olmak üzere 47 vekil CHP'den istifa edip GP-Güven Partisini kurdular.

4 Eylül 1972'de ise CHP'nin ünlü genel sekreteri Kemal Satır, partisinden istifa ederek Cumhuriyetçi Parti'yi kurdu.