Masal çağımızda büyüklerimiz, sâdece Keloğlan'ı, yedi başlı ejderhayı, devleri anlatmazlardı. İğneli beşiği de anlatırlardı. Anlatılanlarla hayalimizde şekillenen kazma dişli, kambur, hain bakışlı, ağzının kenarından kanlar akan Yahudi, kurduğu iğneli beşiğe çocukları atar, beşiği salladıkça alttaki leğene biriken kanı alıp içerdi!..
Yetiştiğimiz yaşlarda bu masallar, hâtıralaşarak hafızlarımıza konuk olduğunda anlatılanlara elbette inanmaz, bir masal mübalağası diye tebessüm ederdik. Ne var ki onları dinlediğimiz yaşların üzerinden hayli seneler geçtiği bir dönemde o çok övündükleri milenyuma girilmiş olduğu, çok şeyler umdukları 21'inci asrın, yolun dörtte birini arkada bıraktığı bir zamanda büyüklerimizin ninniler eşliğinde anlattıkları o İğneli Fıçı Masallarının anlatılanlardan çok daha vahşi bir şekilde, uygarlığın en gelişkini diye gösterilen Batı coğrafyasında şöhretin, şehvetin ve servetin zirvesindeki birtakım insanlar, şimdi maalesef gerçek olmuş o masalların, birer canlı misaliydi. Masalın Yahudi dediği Siyonist zalim, Hasan Sabbah'ın Alamut Kal'asını gölgede bırakacak bir faaliyetle okyanusun ortasında bir adayı VIP batakhanesi şeklinde döşemiş ve en gelişmiş devletlerin liderleriyle temas kurarak onları buraya taşıyıp hayâsızlığın, vicdansızlığın ve vahşetin en görülmemişine dâhil etmişti. Bu adadaki iğrençlikte masum çocuklara tecavüz ediliyordu. Daha da dehşet verici olansa o çocukların kesilip pişirilerek etlerinin yenme canavarlığıydı. Birçok sözde gelişmiş ülkenin en bilinen liderleri bu vahşetin içindeydi.
Bu tezgâhı kuran malum sefil Siyonist Jeffrey Epstein, o iğrençliklerin kayıtlarını gizlice çekiyor ve böylece memleketlerine ve dünyaya güya yön veren, dünyayı güya iyiye götürecek olan güya liderlerle şöhretleri, avucunun içine alıyordu.
O yüz kızartıcı, insanı, insan içine çıkarmayacak denli hayâsız görüntüler, elbette yalnızca malum adanın sahibi o cehennem odunu kişide değildi. O mel'un Siyonistin arakasında Siyonist gizli istihbarat ve sermayesinin olduğunu bilmek için âlim olmaya gerek yok. Siyonist için Nil'den Fırat'a Büyük İsrail Krallığını gerçekleştirme uğruna her yol mubahtır. Bu ideolojilerini batıl dinlerince mukaddes bir vazife olarak görmekte ve bunun için hayal edilemez işlere müracaatla birtakım karar vericileri tuzağa düşürmekteler. Siyonist için insan olarak sadece seçilmiş Yahudi ırkı vardır. Diğerleri insan değildir. Var olmalarına, yaşamalarına gerek de yoktur. Onların canı, malı, ırzı Siyonist için mubahtır!
Şu resim ve ardındakileri görmeden günümüz dünyasındaki savaşların sırrı çözülemez. O iğrençlik, şantaj unsuru olarak evvela 7 Ekim 2023'te sahneye sürüldü. Böylece Siyonist soykırım, Gazze'yi enkaza çevirdi, bebek, çocuk, kadın, sivil, yaşlı dâhil 100 bin Gazzeliyi hunharca katletti, 100 bin kişiyi sakatladı. Netanyahu Hükûmeti, bunları yaparken O'nun elini tutacak iradede olanlar, engel olmak yerine aksine hep destek verdiler. Çünkü para Siyonist'te, teknoloji Siyonist'te, dijital ağ Siyonist'te, şantaj silahı Siyonist'te. Siyonist İsrail, soykırım ve katliamını hiç durdurmadı. Mısır'da akdedilen Gazze Barışıyla sadece hız kesti. Bu arada Netanyahu, Beyaz Saray'ı su yolu yaptı. Trump'la 7'nci defa yaptıkları son görüşmeleri 3 saat sürdü. Herhâlde o görüşme "ya bu, ya bu!" gözdağı imâsıyla şekillenmiştir. Vaki müzakerenin ardından ABD ile İsrail, 28 Şubat 2026'da İran'a saldırdılar. Donald Trump, kendini eli mahkûm görüyor olmalı. Savaş devam ederken İsrail, üstelik de ramazan ayında ve Gazze Barış Anlaşmasına aykırı olarak Refah Kapısını kapattı. Bununla da kalmadılar. Bir Gazze filminin tekrarı gibi Amerikan uçakları, Tahran'da bir kız ilkokulunu bombalayarak 170 masum çocuğu katletti. Irkçı İsrail, bunun ardından Gazze'deki dehşetin bir benzerini Lübnan'da göstermeye başladı. Güney Lübnan'ı gasp peşinde. Netanyahu, Trump'ı ensesinden fena yakalamış durumda. Soykırımcı, Epstein adasından utanç görüntüleri baskı veya imâsıyla, ABD ve ona destek veren diğer zengin batılı devletleri vekâlet savaşçıları olarak kullanmakta.

17