Bir zihniyetin iflası

Rahim Er
Bugün
17

"Halk Partisinin Öyküsü'' adlı makalemizde silsile hâlinde tarihçesini anlattığımız üzre işbu CHP bir kere daha bölündü...

Bu defaki bölünme, Abdülhamid Han'a karşı dağa çıkmış olan sahte hürriyet kahramanı Resneli Niyazi gibilerin II. Meşrutiyet isyanı 23 Temmuz ve Lozan dayatmasının akdedilme tarihi 24 Temmuz'a yakın olsun istenmişe de 24 Temmuz 2026, aynı zamanda cuma gününe de denk geldiği için "ana muhalefet'' partisiyle yollarını ayıran 91 CHP'linin partilerinden kopmaları ve yeni partilerini ilân etmeleri, 24 Temmuz'da oldu. Buna da bir mazeret gösterir gibi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının ilk meclisi açmadan evvel, Hacı Bayram- ı Velî Câmiî'nde cuma namazı kılıp, dua etmelerini gösterdiler. Kendileri de aynısını yaptılar. "Bu tarihte bahsedilen kimseler, cumaya gitmese ve dua etmeselerdi; siz, bugün camiye gitmeyecek ve dua etmeyecek miydiniz'' diye kendilerine soru yöneltildiğinde buna nasıl cevap verirler bilemeyiz. Diyeceğimiz şu ki her ne olursa olsun cuma günü câmiye gitmeleri, vatandaşla omuz omza saf tutmaları, Allahü teâlânın huzurunda secdeye varmaları ve teşebbüslerinde muvaffak olup, mahcup olmamaları... yolunda bu yaptıkları, geç de olsa yerlilik ve millîlik ve Yeni Parti adına kazançtır.

CHP, 24 Temmuz 2026'da 91 vekilin partiden ayrılmasıyla ortadan ikiye bölündü. Vak'a sıradan değildir. İkinci parti iken "ana muhalefet''ten 5. sıraya düştü. Yerine ise kulağı geçen boynuz misali Yeni Parti geçti.

"İki tarafa da hayrlı olsun'' derken Kur'ân-ı kerimle gelmiş, mevcut ve kıyamete kadar gelecek bütün insanların en üstünü Peygamberler Peygamberi Sevgili Peygamberimizin -aleyhi's selâm- buyurduklarına dayanan inanç hükmümüz şudur:

-Vaki olanda hayr vardır!..

Halk partisinin önceki bölünmelerinden farklı olarak bu defa gidenler, kalanlardan fazla oldu. 135 milletvekili olan partide 44 vekil kalırken 91 vekil taşra çıktı.

Olay şudur:

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde CHP'nin 38. Kurultayındaki seçimlerle alınan bütün kararları, iptal ederek mutlak butlan kararı verdi. Temyiz üzerine Yargıtay, tedbirli olarak dosyayı ön incelemeye aldı...

Konu ilk patlak verdiğinde Özgür Özel CHP'si hâdiseyi iktidara yıkmaya çalıştıysa da mızrak çuvala sığmadı. Suçlanmak istenen parti sözcüleri de şunu dediler:

-Kurultay CHP'nin, şikâyet edenler CHP'li olduğu hâlde, kendi aralarında cereyan edenleri, başkalarına yamamaya çalışıyorlar!!!

Bu sözler, haklıydı.

Nitekim bir süre sonra bundan vazgeçtiler. Artık parti içi kavga kızışmıştı. Bugün ayrılan tarafta olanlar, mahkeme kararıyla yerine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'na "hain'', Kemal Kılıçdaroğlu ve taraftarları da karşı tarafa "hırsız'', "kirli'' , "dolandırıcı'' gibi ağır ithamlarda bulunuyorlardı.

Sn. Kılıçdaroğlu, ısrarla partinin kirlendiğinden bahisle millete "arınma'' sözü verdi. Bölünmeden sonra "arınmanın büyük ölçüde'' gerçekleştiğini söyledi. Bu cümleden anlaşılan mezkür partinin yüzde yüz temizlenmediğidir.

Bundan sonra neler olur

Bundan böyle öyle tahmin edilir ki aslında Tek Parti Zihniyeti mensubu her iki taraf, iktidar partilerine değil acımasızca birbirlerine yükleneceklerdir. Seçimler, ister 2027 sonbaharı veya 2028'de yapılsın müstakbel manzara budur. Bu vaziyette bu zihniyetin cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması, imkânsıza yakındır. Hedef, Külliye olmaktan ziyade Yeni Parti için ikinciliği korumak, CHP içinse yeniden ikinciliği elde etmektir. Bu arada kurultaylar yapılıp genel başkanlardan değişen olsa bile şu manzara çok fark etmeyecek gibi görünüyor.