"Unutma; edep herkese her daim ve ebediyen lazım!.."

"Her kapıyı çaldığında kapı açılır mı, açılmaz mı bilmem ama kendisine kapı açılanlar kapıyı edeple çalanlardır..."

Hocası, Doğan Bey'e sordu:

- Suâllerimi dikkatli dinle, mertçe cevap ver! Canın gargaraya geldiği zaman, o mahir olduğun ata binip inmeyi yapabilir misin

- Mümkün değil! Elim ayağım tutmaz, o kuvveti bulamam, yerimden kalkamam!

- Uzun bir müddet zahmet çekip, öğrendiğin ve onca sene kolaylıkla yaptığın bir işi, o zaman yapamazsan, ömründe hiç yapmadığın tövbeyi o can verme anında nasıl yapabilirsin ki Bugün gücün kuvvetin yerinde iken tövbe et! Son nefeste can derdine düşer TÖVBE yapamazsın, Allah muhafaza!

İşin aslı kalpten, şeksiz, şüphesiz inanarak, bütün günahlardan; bir daha dönmemek üzere pişman olup tövbe etmektir...

Bunları sana anlatırken Hâce Alaeddin hazretlerinin sözü geliyor aklıma:

"Girdiğinde kapıyı yavaşça aç, çıktığında ise kapıyı yavaşça kapat. Bu dünya öyle bir yer ki haktan ibarettir. Canlı cansız, dilli dilsiz herkesin bir hakkı vardır. Kapıyı hoyratça çarpıp gidersen kapı senden hakkını, seni kendisine tekrar muhtaç ederek alır."

- Ben kapıyı çalmıştım.

- Her kapıyı çaldığında kapı açılır mı, açılmaz mı bilmem ama kendisine kapı açılanlar kapıyı edeple çalanlardır. Unutma; edep ki herkese her daim ve ebediyen lazım!

- Minnattarım hocam!

- Estağfirullah! Biz de sizin gibi gençlerin sorup öğrenmelerine hayranız. Kalp dönektir. Fıldır fıldır döner. Uyandığında da bir bakarsın iklim değişmiş, kalp buz tutmuş...

- Onu nasıl anlarız

- Biraz tefekkür eden, elini vicdanına koyduğunda bilir. Kalbinde sönmeyen bir ışık yakanlar üşütmez ve üşümezler de... haksızlığa uğradıkları her gece üzerini o parıldayışla örter. Kapıyı kapatıp sobayı yakmalı, sıcacık yorgan veya örtüyle sarılmalı yürekler... ve kalbi sonuna kadar açıp, duymamalı dışarıdaki bozuk lafları, küfür kokan sözleri! Sol omzundaki melek hep boş ve işsiz kalmalı...

Yine Mevlânâ hazretleri buyuruyorlar ki:
Bir âşık gelip ilâhi aşk ile bağlı olduğu sevdiğinin kapısını çaldı. O Allahü teâlânın dostu içeriden: