Sevinç karışımı heyecanını gizlemede zorlanıyordu...

Sandıkta, Osmanlı ulemâsının giydiği cübbe, sarık, tesbih vs. vardı. Bir başka sandıktan da zamanın en güçlü ve kıymetli silahları çıkmıştı.

Sandıklar lebalep altın doluydu. Konuşmadan bir başkasına yöneldi onu da açtı. Osmanlı ulemâsının giydiği cübbe, sarık, tesbih vs. vardı. Bir başka sandıktan da zamanın en güçlü ve kıymetli silahları çıkmıştı. Açtıklarını eliyle işaret ederek gösterdi.

- Altınları dilediğin gibi harca. Yeri ve zamanı gelince de bu kıyafetleri giyersin. Bir müddet bu paçavralara katlanma fedakârlığını göstermek mecburiyetinde bıraktığımız için özür dileriz.

- !!!

- Silahlar da emniyetiniz için lazım olacaktır.

Deyip tekrar Kripto'nun yanına geldi, alnına bir öpücük kondurdu. Kulağına uzanarak;

- Sana itimadımız sınırsız! Bunların hepsi de delilidir. İyi dinle… Güzellerimiz seni bekliyor. İstediğin kadar eğlen ve de istirahat et.

El ele tutarak ağır kadife perdenin aralığına doğru yürüdüler alkışlar altında.

Kripto, sevinç karışımı heyecanını gizlemede zorlanıyordu. İçinden; "Bana sermayesiz para kazandıracak kapılar ardına kadar açıldı" dedi. İşte bu, dünyada herkese nasip olmayacak bir şanstı. Aklının tam eremediği bu hakikat, başını döndürüyordu. "Ben de birçok şövalye veya soylu gibi zengin olacağım. Bundan sonra itibarlılar sınıfından sayılacağım. Elveda sefalet!.. Elveda köhne hayat!.." diyen sessiz haykırışını olanca canlılığıyla yüreğinde hissediyordu.

Çayı görmeden paçaları sıvamak buna mı diyorlardı acaba

Bugün çok büyük bir iş başarmışlardı. İstikbale daha ümitle bakmanın keyfi ve neşesiyle koyu bir sohbete daldılar.

- Yola çıkacağın günü size bırakıyoruz. İhtiyaç duyabileceğin malzeme her daim elinin altında olacak.

- !!!

- Yer altı geçitlerinden bir kör sıçan gibi geçip, iki kayanın arasına açılan bir kapıdan yeryüzüne çıkacaksın. Garip bir derviş kıyafetiyle gün doğusuna doğru yürü. Merkep yürüyüşüyle gün batmadan göreceğin kulübeye uğra. Seni bekleyenler olacak. Hiçbir şey konuşmadan vereceklerini al. Onların tarif ettiği istikamete devam et. Her konak yerinde ne yapacağın detaylı bir şekilde açıklanacaktır. Osmanlı payitahtına vardığında Keşiş Dağı eteklerine inmeden, ne şehrin içinde, ne dışında, yamaçlarda, çevreye hâkim bir tepeciğe yerleş. Elinde uzun bir sopa bulunsun. Adamlarımız, seni kaldığın yerden ve elindeki sopadan tanıyacaklar. Orada da yalnızlık çekmeyeceksin. Sonra… Bir ara ihtiyar durakladı. Kripto merakla yüzüne baktı. Ani, kısa bir sessizlikten sonra kaldığı yerden açıklamalarına devam etti yaşlı adam.