Saçlarının renginden dolayı ona "Sarıkız" diyorlardı...

Narin ayaklarını, yünden örülmüş kendinden desenli çoraplarla örten güzel kız, daha önce başladığı örgüsüyle meşgul olmaya başladı.

Beyaz, işlemeli, biri nemlendirilmiş, diğerleri kuru bırakılmış pamuk peçeteleri, masanın münasip yerine yavaşça koyarak müsaade istedi Sarıkız.

Hanın karşı köşesinde eğlenen Kripto ve adamlarının önünden geçerken kızıl fırça bıyıklı, sırmalı elbisesinin üzerine demir, çelik zırhlar giymiş iri bir adam, önüne geçti. Uzun zamandır kadın yüzü görmemiş sarhoşun bir rezalet çıkaracağını fark eden Kripto, kolundan tuttuğu gibi geri çekti. Gayet nazik görünerek kızdan özür diledi. Adamını da azarlayarak oturduğu yere götürdü.

Kötü olan yoldaşı, kötüye rehber olur,

Kişi sevdikleriyle, elbet beraber olur.

İhtiyar Hurufi, haşhaşların sarılı olduğu ruloları bir bir yakıyor, her defasında arkadaşlarına da zorla çektiriyordu. Kafaları iyice dumanlanmış bu insanlara, çoğunu ezberledikleri eski maharetlerini anlata anlata bitiremiyordu. Vakit bir hayli uzamıştı. Yol yorgunluğundan, Osmanlı baskını korkusundan biraz uzaklaştıklarını hissetmelerinden mi ne uykuları gelmişti. Kripto dumanların içinden yalpalayarak müsaade istedi, odasına çekildi. Onu gören arkadaşları da tek tek aynı hareketi tekrarladılar.

Aşk bekler nasihati,

Görmez hiç kabahati,

Hasta olan sıhhati,

Sever elbet demişler.

Bir müddet bu şımarık misafirleri seyreden Sarıkız, onlardan habersiz gizlice han duvarının dibindeki taşlardan uygun olanının eliyle tozunu sildi, oturdu. Bulunduğu yerden Doğan Bey'i rahat bir şekilde görebiliyordu. Başını yukarı kaldırdı. Sarı lüle lüle saçları omuzlarından aşağı altın sırmalar gibi dökülüverdi. Alnından arkaya doğru gözlerinin rengini tamamlayan mavi ipek bir bantla başını sıkıca bağlamıştı. Sırtında fırfırlı, beyaz zemin üzerine küçük mavi çiçek desenli elbise, ona daha çocuksu bir hava veriyordu. Narin ayaklarını, koyun yününden örülmüş kendinden desenli çoraplarla örten güzel kız, daha önce başladığı örgüsüyle meşgul olmaya başladı. Saçlarının renginden olsa gerek herkes ona "Sarıkız" diyordu...