Mutluluğun resmini görmek istiyorsan bana bak ve yaşadığın bu bezginlik ve yorgunluğu unut!..
Kar karışımı yağmur incecik, sokak lambalarının üstüne yağan başka bir ışık gibi iniyordu. Yerler, ince yağmuru buradan alıp hızla az öteye, Haliç'e kadar sürükleyip döküveriyordu. Kuşlar, güvercinler boyunlarını içlerine çekmişler, tüyleri ıslak kedicikler o köşeden o köşeye kaçışıyordu. Hafif çiselerin içinden allı, morlu birer kelebek misali sessiz sedasız ziyaretçiler, salına salına geçip gidiyorlardı. İleride akan insan selinin içine katılarak, oradan oraya yürüdü. Sonra insanlarla birlikte sarının ışıltısında eridi, dağıldı, usul usul uzaklaştı, yitip gitti.Geri dönüp bana el sallarken sanki lisan-i hâl ile:"Uzaklardan göz kırpan güneşi görüyor musun İşte bak çiçekler açıyor. Bu kar çiçekleri baharın habercisidir. Mutluluğun resmini görmek mi istiyorsun O hâlde bana bak ve yaşadığın bu bezginlik ve yorgunluğu unut. Dallarını kıran insanın hoyratlığına inat, Rabbimin ihsanını unutma ve sonuna kadar yaşa onu. Sonra derin bir soluk al ve açıl sonsuz maviliğe..."Hey gidi Güray Şahin kardeşim hey! Rabbim hüsn-ü zanınıza layık eylesin beni..."Ebediyyen afiyette olunuz" dileklerimle.RagıpGönül hakikate erdikten beriMuhabbet yolunu alagelmiştir.İyiyi kötüyü gördükten beri,Şu benzim sararıp solagelmiştirGece gündüz fikrim, ebedî yârda,Ciğer kebap oldu manevî narda,Garip kalan bülbül şu ilkbaharda,Muradın almaya güle gelmiştir.Dertli bülbül, bahçelerde bağlarda,Figân eder gül açtığı çağlarda,Mor sümbüllü, gonca güllü dağlarda,Gönül devasını bulagelmiştir.

5