"Gel, gel, ne olursan ol, yine gel! İster kâfir, ister Mecûsi. İster puta tapan ol, yine gel! Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir..."
Doğan Bey:
- Bir de Hocam, Mevlânâ hazretleri "Gel ne yaparsan, yap, ne olursan ol yine gel..." diyor. Bir arkadaş da hem dünyayı yaşarım hem de ahireti... bu işler nasıl oluyor ya da nasıl olmalı Bir türlü aklım ermiyor, anlayamıyorum.
- Ben gönül sultanımızın o güzel sözlerinin tamamını okuyayım istersen! Peki vaktin var mı
- Memnuniyetle.
- Şöyle buyuruyor mübarek:
"Gel, gel, ne olursan ol, yine gel!
İster kâfir, ister Mecûsi,
İster puta tapan ol, yine gel!
Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da, yine gel!
Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz...
Beri gel, beri!
Daha da beri!
Niceye şu yol vuruculuk
Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir..."
Burada kimleri kastettiği açıktır, gizli, saklı, anlaşılmayacak bir şey de yoktur, her şey ortada, aşikâr. Mevlânâ hazretleri, gönül adamlığı yanında, bugüne kadar bu fâni dünyada yaşamış ve muvaffak olmuş ender şairlerden biri. Onun mütevazılığına, ilmine, güzel ahlakına değinmeyeceğim bile. Anlatmaya vaktimiz kifayetsiz kalır. Yüz binlerce insan dergâhını dolduruyor hâlâ. Yaşadığı yeri görmek ve ona hürmet göstermek için dünyanın çeşitli yerlerinden geliyorlar. Cahiller de burada abuk sabuk yorumlar yapıyorlar. Mevlânâ hazretleri memleketimiz için, İslâm âlemi için ve bütün insanlık için çok mühim, bir o kadar da büyük mânevî sultanlarımızdan biridir.
Bu söylediklerinin hulâsası: "Ne yaparsan yap, ne hâlde bulunursan bulun, ne kadar kötü olursan ol, tereddüt etmeden yine gel. Yani tövbe ederek gel ve bir daha o kötülüklere, günahlara geri dönme! Ebediyyen kurtul..." demek istiyor. Yoksa "hem bize gel, hem git haramlara sarıl, eğlen, hayatını yaşa, bir daha gel" demiyor! Lütfen böyle söyleyenleri dinlemeyin ve kanmayın da...

13