*Değerlendirme de Allah'ın koyduğu ölçüler esas alınmalıdır. Allah'ın iyi-güzel, kötü-çirkin, helâl-harâm, vs-vs, dediği önemlidir. *Firavunların, Müseylemet-ül Kezzab'ların ölçüleri esas alınamaz.
*Meselelere daima bu zaviyeden bakmak icabeder.
*Mevz-u bahis olan meselede Allah ne diyor O'na bakılır. Başka şeyler/ kimseler ne derse desinler bir önemi yoktur.
*Kim ki, Allah'ın ölçülerini esas alarak hareket eder, o doğru yoldadır. Her kim de zalimlerin, Firavunların ve hevâsının ölçülerine göre hareket eder, o da dalâlette (sapıklıkta)dır. Sapıkların gideceği yer de Cehennem'dir.
ÖLÇÜ NEDİR VE VAR MIDIR
*Elde böyle bir ölçü vardır. 1400 yıldır da kalibresi değişmemiş, şirâzesi de bozulmamıştır.
Bu ölçü; Allah'ın (cc) Kelâmı, Resûlullah'ın (sav) tebliğ ettiği Kur'ân'dır.
*Kur'ân, 1400 yıldır her türlü bozma, tahrif etme teşebbüsüne rağmen Allah'ınhıfzıyla (korumasıyla) tahrif edilememiştir. (*)
*Eğer Allah'a samimi olarak inanıyorsak, bunun tezahürü, Allah'ın ölçülerini bilmek ve bu ölçülere göre yaşamak esas gayemiz olmalıdır.

33