Irak'ta iç savaş ve kaos yaşandı. BOP devam etti. Irak, fiilen üçe bölündü. ABD, 'Arap Baharı' (2010-2012) safsatasıyla Ortadoğu'ya 'Demokrasi, özgürlük getireceği vadiyle' Tunus'tan başlattığı ve daha sonra Libya, Mısır, Suriye ve Yemen'e yayılan halk ayaklanmaları tertipledi. ABD, bölgeye istikrarsızlık, kan ve gözyaşı getirdi ve iç savaşlara zemin hazırladı Libya parçalandı, M. Kaddafi linç edildi. İsrail ile barışık ve ABD'ye bağlı bir yönetim getirildi. ABD, Arap Baharı'nın bir parçası olarak Suriye'de iç savaş çıkardı (2011-2024). İç savaş nihayetinde Beşşar Esad rejimi yıkıldı. ABD, 3 Ocak 2026'da Venezuela'ya saldırıp, devlet başkanı Nicolas Maduro ve eşini kaçırdı. Venezuela'da kendine bağlı bir yönetim getirip, ülkedeki petrole elkoydu. ABD İsrail ile birlikte rejimi devirip, İran petrolüne el koymak maksadıyla 28 Şubat 2026'da İran'a saldırdı. Lakin ABD bu sefer maksadına ulaşamadı. İran'da rejimi değiştiremediği gibi, İran'ın Hürmüz Boğazını kapatması ve ABD müttefikleri Körfez ülkelerine saldırmasıyla ABD süper gücü itibar kaybetmeye başladı.
ÇİN YÜKSELİYOR
*ABD yaptığı savaşlarla ekonomik olarak yıpranırken, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan ile birlikte 1996'da Şanghay İşbirliği Örgütü'nü kurdu. Daha sonra bu teşkilata Hindistan, Pakistan, İran ve Belerus'un katılımıyla teşkilat genişlemiştir. Çin 2001'de Dünya Ticaret Örgütü'ne (WTO) katıldıktan sonra süratle dünya pazarlarına açıldı. Çin'in ucuz iş gücü ve yüksek üretim kapasitesi sayesinde dünya pazarlarını çok ucuz mallarla adeta istila etti. Bu durum ABD ve Avrupa'da ani ve büyük ölçekli istihdam kayıplarına yol açarak ekonomik bir kıriz oluşturdu. Çin'den gelen ucuz ithalat ABD'de yaklaşık iki milyon imalat sanayi işinin kaybına yol açmıştır. Bu durumu Ekonomistler 'China Shock', Çin Şoku olarak adlandırdılar. Çin, petrol ürünleri ve doğalgaz ithal eden bir ülkedir. Petrol yalnızca bir enerji kaynağı olmayıp, aynı zamanda bir para sistemidir.
ABD kurduğu petro-dolar sistemiyle küresel finans sistemini kontrolü altına almıştı Çin, petrolün para birimi değişirse, sadece enerji piyasasının değil, küresel güç dengesinin de değişeceğini anlamıştı. Çin bu maksatla 'petro-dolar sistemine' karşılık olarak 2018'de Şanghay'da Yuan cinsinden petrol sistemi (petro-Yuan) kurdu. Çin, Rusya'dan aldığı petrolün önemli bir kısmını dolar yerine Yuan ile ödemeye başladı. Çin, ABD'nin 'Swift sistemine' alternatif olarak 'CIPS' (Cross-Border Interbank Payment System- Çin'nin, yurt dışı ödemelerin ve ticaretin takası için uluslararası bir bankacılık ve ödeme sistemi) ödeme sistemini geliştirdi. CIPS, Çin para birimi olan Yuan'ın küresel kullanımını yaygınlaştırmak ve finansal sistemini küresel finans sistemiyle entegre etmek için 2015'de Çin Halk Bankası tarafından kurulmuştur.
CIPS, Rusya'nın Ukrayna ile savaşıyla dolar sisteminden çıkarılması sonrası yaygın olarak kullanılmaya başladı. Rusya, Çin ile olan ticaretinin neredeyse tamamını dolar ile değil, ulusal para birimiyle yapmaya başladı. Çin sadece Rusya ile değil, Venezuela ve İran ile de CIPS ile (Yuan ve ulusal para ile) ticaret yapmaya başladı. ABD'in hem Venezuela ve hem de İran'a saldırmasının bir nedeni de 'CIPS ve Petro-Yuan sistemidir. ' Çin yüksek teknoloji, enerji dönüşümü ve askeri alanda da ilerlemeye devam etmektedir. Çin, 74 önemli ileri teknolojinin 66'sında ABD'den daha ileridedir (Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü araştırması). Çin bugün; Elektrikli araçların %70'ini, akıllı telefonların %80'ini, Drone üretiminin yaklaşık %90'ını ve Lityum-iyon bataryalarının %80'ini üreterek yeni bir süper güç olma yolunda hızla ilerlemektedir.

33