Yazı, ABD'nin Ortadoğu'da İran'a karşı başarısız olduğunu, bunun üzerine NATO'yu savaşa dahil etmeye çalıştığını ve bunun için Türkiye topraklarına füze düşürtmüş olabileceğini ileri sürmektedir. NATO ülkelerinin Trump'ın çağrısını reddederek İran savaşına katılmadığını örnek verirken, soruna cevap veriyor: Kasıtlı provokasyon mı, stratejik çıkar mı, yoksa Ortadoğu'daki gerçek dinamikler bundan farklı mı?
Bunun üzerine ABD, Kürt gurupları silahlandırıp harekete geçirmeyi denedi. Kürtlerin arasında en önemli unsur İran PKK'sı olan PJAK ve Sünni Belucilerdir. CIA'nın bölgedeki Kürt güçlerini silahlandırdığı iddiası Amerikan medyasına da yansımıştır.
Nitekim D. Trump'da, İran'daki protestoculara ve Kürt'lere çok sayıda silah gönderdiklerini ve bu silahların Kürt'lerin elinde kaldığını itiraf etmiştir.
D. Trump, Kürt kuvvetlerinin İran'a karşı bir kara harekatı yapmasının 'mükemmel olacağını' ifade etmiştir.
Ayrıca İsrail'in de, ABD, Kürt bağlantısı için, Suriye, Irak ve İran'daki Kürt gurupları arasında istihbarat bağlantıları kurduğu medyaya yansımıştır. Ayrıca ABD Merkez Komutanlığının (CENTCOM) Suriye hapishanelerinde tutulan yaklaşık 7 bin İŞİD'liyi Irak'a götürdüğü bildirilmiştir. Şu anda bunlar nerededirler
Bunlar İran'a karşı mezhep savaşı için kullanılabilir mi ABD ve İsrail'in Kürt kartı, özellikle Kuzey Irak Kürtlerinin basiretli davranmaları sebebiyle, akim kalmıştır.
* Türkiye topraklarına Mart 2026'da peş peşe dört balistik füze parçaları düştü. Balistik füzelerin İran'dan atıldığı iddia edildi. Ancak İran resmi kaynakları bunu yalanladılar. Aynı şekilde Azerbaycan ve Azerbaycan Nahçıvan Uluslararası Havaalanına İHA'larla saldırı düzenlendi.
Saldırının İran tarafından yapıldığı ileri sürüldü.
Fakat bu da İran tarafından yalanlandı. Türkiye ve Azerbaycan'a yapılan bu saldırılar, acaba 'ABD ve İsrail, Türkiye ve Azerbaycan'ı savaşa dahil etmek mi istiyor' sorusunu akla getiriyor. Neyse ki, akl-ı selim galip geldi ve ne Türkiye ve ne de Azerbaycan böyle bir oyuna geldi.
b-NATO'da çatlak oluştu
*D. Trump, tutarlı biri olmayıp, 'git-gel'ler içinde yaşayan bir kişiliktir. Trump, görev süresi boyunca, NATO ve NATO müttefiklerini eleştirdi ve hatta onlara saldırdı.
Trump 2017'de göreve geldiğinde, NATO için 'miadını doldurdu' demişti. Daha sonra da 'NATO artık daha güçlü, çünkü ben buradayım' dedi.
Akabinde, NATO üyesi Danimarka'nın eğemenliğinde olan Grönland üzerinde hak iddia ediyor. Şimdi yine çark edip, 'NATO kâğıttan kaplan' demeye başladı. Ancak, İran'ın Hürmüz Boğazını kapatmasıyla Trump sıkıştı ve NATO'dan yardım istemeye başladı.
Trump, 'Hürmüz Boğazının güvenliğinin sağlanamaması 'NATO'nun geleceği için çok kötü olur' demeye başladı. O (NATO), 'Bize (ABD) yardım etmezse, biz ona niçin destek olalım' diyor. NATO ülkelerini, NATO'dan çıkmakla tehdit ediyor. Trump,'yanımızda değilseniz, neden yanınızda olalım' diyerek NATO ülkelerine, tehditler savuruyor.
ABD ve İsrail, İran ile bir kara savaşına giremedi. Kara savaşı olmayınca da, İran'ın pes etmeyeceği de görüldü. Bu yüzden D. Trump, tıpkı Irak ve Afganistan işgallerinde olduğu gibi, Türkiye'nin de dahil olduğu NATO'yu savaşa çekmek istiyordu.

8