Allah'ın Nizamı İslâm (30)

Allah'ın Nizamı İslâm (30)

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

İSLÂM'IN KAYNAKLARI

A-KUR'ÂN

Kur'ân'ın Muhtevası

III- Hak -Adalet-Devlet

1g-ADALET

ALLAH'IN ADÂLETİ MUTLAKTIR

*Allah'ın adaletinin anlaşılabilmesi için, evvela iman etmek şarttır. Zira; Allah'ı bilmeden, O'nu tek yaratıcı ve otorite olarak tanımadan, ve Allah'ın meleklerine, gönderdiği kitaplarına, görevlendirdiği peygamberlerine, Ahiret hayatının olacağına (Dünya hayatının bir imtihan olduğuna ve neticelerin Ahirette alınacağına inanmadan), kadere ve hayır-şerrin var olduğuna inanmadan Allah'ın adaleti tam olarak anlaşılamaz. Allah'ın adaleti bütüncül bir bakışla ele alınmalıdır. Sadece bu Dünya hayatı veya yalnızca Ahiret hayatı nazara alınırsa Allah'ın adaletinin anlaşılması eksik kalır.

*Mutlak adâlet; Hak edene, hak ettiği şeyin karşılığının tam olarak verilmesini gerektirir. Mutlak adâlet; Hakkı çiğnenene hakkının, hakkını çiğneyenden alınıp, tam olarak verilmesi ve haksız olana, hakları gasbedene de hakettiği gerekli cezanın verilmesini icabettirir (1).

* Mutlak adâlette; İltimas, torpil, hatır, menfeât gözetilmesi olamaz.

*Allah, Ehâd'dir (ortağı-şeriki yoktur) ve tek otoritedir, hükmü de O verir.

*Allah, Sâmed'dir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur) ve Allah için menfeât sözkonusu olamaz. Allah, doğmamış, doğrulmamış, hısmı-akrabası ve evlad-ü ıyâl'ı (Ailesi-çocuk ve eş) yoktur(2). O, Müteâli'dir. Bu yüzden adâletin tam olarak gerçekleşmesine mani olacak hiçbir kusur, noksan ve engel Allah'a izafe edilemez. Allah, Âdil-i Mutlak'tır (Mutlak adâlet Sahibidir.).Ve O'nun adâleti de adâlet-i tâmme'dir (Eksizsiz, tam bir adâlet). Allah adâlet-i mahzayı uygular. Allah, topluluk (cemaat-millet) için bir ferdin dahi hakkını zayi etmez. Allah indinde hakkın küçüğü, büyüğü olamaz ve yoktur. Hak, haktır (3).

DÜNYA HAYATINDA ADALET-İ İZAFİYE VARDIR

*Dünya hayatı geçici ve bir imtihan olduğundan Dünya hayatında 'Adalet-i izafiye' (nisbi adalet) hakimdir, Adâlet-i mahza (mutlak adalet ) gözükmüyor. Güçlüler, zalimler her zaman zayıf ve güçsüzlerin haklarına tecavüz ediyorlar. Güçlü olanlar, adaleti kendi lehlerine tecelli ettiriyorlar. Ama Allah'a itaât etmeyip, suç işleyenler bilmiyorlar ki, yaptıkları her kötülük bir bir kaydediliyor ve yanlarına kalmayacak, işledikleri her suçun cezasını mutlaka çekeceklerdir (4).

MAĞDURLAR HAKLARINI NEREDE ALACAKLAR VE ZALİMLER DE CEZALARINI NEREDE ÇEKECEKLER MUTLAK ADÂLET NEREDE TECELLİ EDECEKTİR

*Bütün bu soruların cevabı; Bir 'Mahkeme-i Kübra'yı'zaruri kılmaktadır ve Ahiret hayatı mutlaka olacaktır. İnkârcılar istemeseler de...

*Madem Allah-ü Teâlâ Âdil-i mutlaktır ve adâlet-i mahzayı uygular. Öyle ise; Dünya hayatının imtihan olmasından dolayı adâlet-i mahza burada uygulanmıyorsa, mutlaka uygulanacağı yer olmalıdır ve vardır.

* Suç varsa, suçlu da varsa, mahkeme de, Hâkim de olacaktır.