4- İSLÂM DEVLETİNDE KUR'ÂN ANAYASADIR
b-Kur'ân'da devlet yönetimi ile ilgili temel hükümler
1- İslâm Devletinin Temeli Dindir
*İslâm'da Anayasa Kur'ân olunca, devlet de dinî esaslara dayanır. İslâm, insanların hem Dünya ve hem de Âhiret hayatını kapsadığından devlet sistemi de buna göre kurulacaktır. Yani Din ile Devlet birbirinden ayrı düşünülemez. İslâm nizamı laikliği kabul etmez. Bir Müslüman hem laik ve hem de dindar olamaz. Çünkü laik fert, inançların devlet yönetiminden ve hukuk kurallarından ayrı olmasını savunan ve kabul eden kimsedir. Bu düşünce, İslâm'ın inanç yapısına uymaz. İslâm inanç sisteminde Allah tek otorite ve kanun koyucudur. Müslüman, Allah'ın koyduğu kuralların devlette kabul edilmemesini kabul edemez. Kabul ettiği taktirde 'Deist' olmuş olur. Müslüman adaletli ve başkalarının (Müslüman olmayanların da) haklarına saygılı olmak zorundadır, ama laik değildir. Laik bir devlete de İslâm devleti denilemez. Çünkü Laik devlet, Din'i devlet işlerine karıştırmaz.
İslâm devletinde, devlet adaletle iş yapmak ve inanan inanmayan bütün vatandaşlarına hukuk ölçülerine göre muamele etmek zorundadır. Ama İslâm devleti laik değildir ve Kur'ân Anayasasına göre yönetilir. İslâm devleti, hem Dinî esasları korur ve hem de yayılmasına hizmet eder. İslâm devleti, 'Batı'nın anladığı mânâda da bir teokratik devlet değildir. Çünkü Teokratik devlette devlet başkanı ya 'din adamlarından veya ilâhî iradeyi temsil ettiğine inanılan kişilerden başkası olamaz. Teokratik devlette devlet başkanı, halkın seçmesiyle değil dinî otoritelerce seçilir. Teokratik devlette devlet başkanı layüsel kabul edilir, halka karşı hesap verme mecburiyeti yoktur ve vatandaşlar üzerinde mutlak bir mânevî ve maddî otoriteye sahiptir.
Teoktratik devlette devlet başkanı, Vatikan devleti örneğinde görüldüğü gibi, insanlaı takdis etme (kutsama), günahlarını bağışlama veya aksi olarak onları dinden çıkarma (Aforoz etme) yetkisine sahiptir. Teokratik devlette devlet başkanı 'Tanrı'nın temsicisi kabul edildiğinden sözleri ve emirleri Tanrı buyruğu olarak görülür.' Bu sebeple teokratik devlet başkanının sözleri birer 'ilâhî dogma olarak' anlaşılır. Teokratik devletin aksine, İslâm devlet anlayışında; devlet başkan ı(halife) iktidarını 'Allah'tan almaz ve Allah'ın yeryüzündeki gölgesi' de değildir. İslâm devletinde devlet başkanı, yetkin ve ehil kişilerin oluşturduğu bir şûrâ meclisi ('Ehlü'l hâl ve'l akd) tarafından seçilir ve gerektiğinde de vazifeden alınır (Bütün Sünnî ekollere göre). İslâm devleti hukuk (yasama alanında) anlayışında, yapılacak kanunlar Allah'ın koyduğu hükümler esas alınarak yapılır. Kanun yapıcılar, Allah'ın hükümlerine zıt kanun yapamazlar.

10