Sevgili Peygamberimiz buyurdu ki: "Ramazân orucunu tutup, Şevvâl ayında da altı gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi olur."
Aslında, bedenî ibâdetlerden olan orucu, [oruç tutulması harâm, yasak veya mekrûh olan zamanlar hâricinde] her zaman tutmak sevâptır; fakat Şevvâl ayında tutulan orucun sevâbı daha çoktur. Ramazân-ı şerîften sonra, Şevvâl ayında tutulan oruçlar sâyesinde, insan günâh kirlerinden temizlenir. Bu oruçlar, Ramazân orucunun eksikliklerini de tamâmlar.
Oruç kazâsı olmayanların, nâfile oruç tutmaları çok sevâptır. Ama kazâları varsa, tabîî ki önce onları bitirmelidirler. Şunu unutmamalıdır ki, farz olan bir ibâdet, bir özürden dolayı vaktinde yapılamamış ise, bunu daha sonra, hemen ilk fırsatta kazâ etmelidir; Usûl-i Fıkıh kitaplarımızda belirtildiği gibi, edâsı farz olan ibâdetlerin kazâsı da farzdır.
Ramazân ayında oruç tuttuktan sonra, Şevvâl ayında da 6 gün oruç tutanlar, senenin tamâmını oruç tutmuş gibi olurlar. Nitekim Sevgili Peygamberimiz buyurmuştur ki:
"Ramazân orucu ile Şevvâlde de altı gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş sayılır." [İbn-i Mâce]
Ayrıca şunu belirtelim ki, Kur'ân-ı kerîmde, "Bir hasene işleyene, en az 10 sevâb verilir" buyurulmaktadır. Bunun için, Ramazân-ı şerîfte tutulan 30 gün oruca karşılık 300, Şevvâl ayında tutulan 6 gün oruca karşılık da, 60 gün sevâb yazılacağından, toplam 360 gün oruç tutulmuş gibi olur.
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
"Ramazândan sonra, Şevvâl ayında da 6 gün oruç tutan, anasından doğduğu günkü gibi günâhsız olur." [Taberânî]
Şevvâl ayında tutulacak olan nâfile veya kazâ oruçları, [Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmak sünnet olduğundan] bu günlerde tutmak çok iyi olur. Çünkü hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
"Pazartesi ve Perşembe günleri, günâhların affedildiği günler olduğu için, ben bugünlerde oruç tutuyorum." [Müslim]
"Ameller, Pazartesi ve Perşembe günleri, (Allahü teâlâya) arz olunur. Ben de amelimin oruçlu iken arz olunmasını isterim."

7