Genel olarak söyleyecek olursak, Cennet, müminler için mükâfât yeri, Cehennem ise kâfirler için cezâ ve azâb yeridir...
Cennet; gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve beşerin hâtırına getiremediği nimetlerle; Cehennem de aynı minvâl üzere azaplarla doludur.Salt aklın bunları anlaması, kavraması mümkün değildir; çünkü akıl mâddî şeyleri kavrayacak şekilde yaratılmıştır. Kabir hâllerini, âhıret âlemini aklın yalnız başına bilmesi, anlaması mümkün değildir. Akıl ancak laboratuvara sokulabilen şeyleri doğru bir şekilde kavrayabilir.Seyyid Mazhar-ı Cân-ı Cânân'ın talebesi Senâüllah Pânî-pütî hazretleri buyuruyor ki:"Allahü teâlânın varlığı, sıfatları, râzî olduğu ve beğendiği şeyler, ancak Peygamberlerin bildirmeleri ile anlaşılır; akıl ile anlaşılamaz. Bunları, bize, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm bildirmiştir. Hulefâ-i râşidînin, Eshâb-ı kirâmın çalışmaları ile de, her tarafa yayılmıştır.""CENNET EHLİ"VE"CEHENNEM EHLİ"OLANLAR KİMLERDİR CENNETTE NE GİBİ Nİ'METLER VARDIR şeklinde bir suâl de hâtıra gelebilir.Genel olarak söyleyecek olursak, Cennet, müminler için mükâfât yeri, Cehennem ise kâfirler için cezâ ve azâb yeridir.Ayrıcagünâhkâr müminler için de terbiye yeridir.Yanî Allahü teâlâya inanan, Onun emir ve yasaklarına riâyet eden, hepsini beğenen kimse yanî Müslümân olarak ölen kimse, Cennete gider. Bunun tersi olan da, Cehenneme gider. Genelde iyi huylular Cennete, kötü huylular Cehenneme giderler.Müslümân olmayan herkesin ebedî Cehennemlik olacağı hükmü, bizim görüşümüz değil, yüce Allah'ın kesin emridir, âyet ve hadîslerle sâbittir. Bunu inkâr eden bir kişi, eğer Müslümâm ise, o Müslümân hemen kâfir olur. Bu konuda, yüzden fazla âyet-i kerîme ve birçok hadîs-i şerîf mevcuttur.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki:"Allah şirkiher çeşit kâfirliğiaffetmez."Nisâ, 48"Kâfirlerin
152