Bir Müslümânın, Allahü teâlânın emirlerine uyup, yasaklarından sakınarak, günâh işlemeden, harâm lokma yemeden geçirdiği günleri bayram kabûl etmişlerdir.
Cuma, Bayram ve Kandil geceleri ve günleri, Müslümânların mübârek gece ve günleridir. Şüphesiz ki, bu mübârek gece ve günlere kıymet veren Allahü teâlâdır.
"Ramazân" kelimesi "yanmak" demektir. Çünkü bu ayda oruç tutan ve tövbe eden Müslümanların günâhları yanar, yok olur. Bundan dolayı da Müslümânlar bayram yaparlar. Müslümânlar, her yıl Ramazan ayında günâhları affedildiği için sevinirler.
Sevgili Peygamberimiz, hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardır:
"Bir kimse, Ramazân ayında oruç tutmayı farz (vazîfe) bilir ve orucun sevâbını, Allahü teâlâdan beklerse, geçmiş günâhları affolur." [Sahîh-i Buhârî]
"Farz namâz, sonraki namâza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazân ayı da, sonraki Ramazâna kadar olan günâhlara keffâret olur." [Taberânî]
Bir gün, Hazret-i Ali (radıyallahü anh), bir kalabalığı eğlence içinde görüp, böyle eğlenip neşelenmelerinin sebebini sorduğunda onlar, "Bugün bizim bayramımızdır" dediler. Bunun üzerine Hazret-i Ali Efendimiz de; "Günâh işlemediğimiz günler de bizim bayramımızdır" buyurdu.
Yine bir Müslümân rûhunu teslîm edeceği (vefât edeceği) zaman, rahmet meleklerini, Cennetteki ni'metleri görür, onları görmenin zevkiyle gülerek cânını verir, işte böyle cân verme vaktinin de Müslümânın bayramı olduğu bildirilmiştir.
Ayrıca İslâm büyükleri, bir Müslümânın, Allahü teâlânın emirlerine uyup, yasaklarından sakınarak, günâh işlemeden, harâm lokma yemeden geçirdiği günleri de bayram kabûl etmişlerdir.
Peygamber Efendimizin yine ifâde buyurdukları vechile:
"Ramazân ayında yapılan bütün nâfile ibâdetlere verilen sevâp, başka aylarda yapılan farz ibâdetlere verilen sevâp gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftâr verenin günâhları affolur. Cehennemden âzâd olur. O oruçlunun sevâbı kadar, ayrıca buna da sevâp verilir. O oruçlunun sevâbı da hiç azalmaz."

16