Akrabâyı ziyaretin önemi

Allahü teâlâ, Müslümân olan ve sâlih olan akrabâyı ziyâreti emrediyor. Kendilerinden zarar gelecek günâhkâr akrabâdan uzak durmak gerekir.

Müslümân olan ve dîne uygun yaşayan akrabâyı, hiç olmazsa haftada veya ayda bir ziyâret etmeli, kırk günü geçirmemelidir.

Uzak memlekette ise, mektupla, telefonla veya haber göndererek gönlünü almalıdır. Dargın olsa da ziyâreti ve gönlünü almayı ihmâl etmemelidir.

Akrabâsı gelmezse, cevâp vermezse de, giderek veya hediye, selâm göndererek, yahut mektup ile, telefon ile yoklamaktan vazgeçmemelidir. Allahü teâlâ, Müslümân olan ve sâlih olan akrabâyı ziyâreti emrediyor. Bunun tersi olanları, ziyâret etmeyi emretmiyor. Hele kendilerinden zarar gelecek fâsık, günâhkâr akrabâdan uzak durmak gerekir.

Dargın olana, üç günden önce gidip barışmak, daha iyidir. Güçlük olmaması için, üç gün izin verilmiştir. Daha sonra günâh başlar ve gün geçtikçe artar. Günâhın artması, barışıncaya kadar devâm eder. Hadîs-i şerîfte, "Sana darılana git, barış. Zulüm yapanı affet. Kötülük yapana da iyilik et" buyuruldu. (İbn-i Ebid-dünyâ)

Üç günden fazla dargın duran kimse, şefâat olunmazsa, affolunmazsa, Cehennemde azap görecektir. Günâh işleyene, ona nasîhat olmak niyeti ile ondan uzak durmak iyidir. Allahü teâlâ için darılmak olur.

Birbirine dargın olanları barıştırmak gerekir. Hadîs-i şerîfte, "Hastanın hâlini sormak için 2 km git, küs olan kimseleri barıştırmak için 4 km, bir dîn kardeşini ziyâret etmek ve ilim adamından bir mesele öğrenmek için de 6 km git" buyuruldu.

Hazret-i Mûsâ, "Yâ Rabbî, dargın olanları barıştırana ne ecir verirsin" diye sordu. Hak teâlâ, "Kıyâmet gününde selâmet verir, korktuğu şeylerden emîn eder, umduğu şeylerle şereflendiririm" buyurdu.

Dargın olanların, bayramı veya başka bir günü beklemeyip, hemen barışmaları gerekir.

Dinimizde küs durmak câiz mi, Müslümân bir arkadaş benimle konuşmuyor. O benimle konuşmadığı için günâha sadece o mu giriyor, ben de günâha giriyor muyum