Ülkemiz son 20 yılda eğitimden sağlığa, ulaştırmadan altyapıya, savunma sanayiinden dış politikaya kadar hemen hemen tüm alanlarda devasa bir dönüşüm yaşadı. 20 yıl gibi aslında oldukça kısa sürede yaşanan bu devasa ölçekli dönüşümün öne çıkan önemli karakteristikleri söz konusudur. Birincisi, uzun dönem bu hizmetlere erişemeyen büyük kitlelerin merkeze taşınması ve yönetime katılmasıdır. Uzun dönem mağduriyet yaşayan ve eğitimden sağlığa kadar günlük yaşamlarında kamusal hizmetlere erişimde sıkıntı yaşayan ve bu nedenle mağdur olan büyük kitle artık bu dönemle tüm hizmetlere erişebilir olmuştur. Dahası, taleplerinin dikkate alındığını görmüş ve yönetime aktif katılarak bu dönüşümün faili olabilmiştir. Böylece, ülkemiz tüm müktesebatını kullanabilir hale gelmiştir.
İkincisi, çok önemli deneyim ve birikim içeren tarih ile uzun dönem kesintiye uğramış olan ilişkisi sağlıklı bir zeminde tekrar kurulabilmiş ve özgüven tekrar kazanılmıştır. Uzun dönem hırpalanmış olan özgüven tahkim edildikçe güne dair yeni bir hikâye yazabilme imkânı ortaya çıkmıştır. Böylece günün sorunlarına daha hızlı cevap üretebildiği gibi özellikle uluslararası alanda bağımlı bir aktörden karşılıklılık esasına dayalı oyun kurucu bir aktöre geçiş yapılabilmiştir. Bu, birinci özellikle ifade edilen altyapı eksikliğinin giderilmesinin sağladığı özgüveni daha da güçlendirmiştir.
Üçüncüsü ise her kurum ve kuruluş bu büyümeye katkı yapma kapasitelerini sürekli artırarak bu büyümeyi sürdürülebilir kılmıştır. Dolayısıyla, bu büyümeye ayak uydurabilmek için söz konusu kurumlar bu dönüşümü içselleştirerek ayrı başarı hikâyeleri yazabilir bir evreye taşınmaktadır. Artık uluslararası akranları ile özgüvenli bir şekilde ilişki geliştirebilmekte, böylece tekil kurumlarımızın hem rekabet hem de işbirliği kapasitesi sürekli genişlemektedir. Son dönemde enerjide, savunma sanayiinde, turizmde ve havacılıkta yaşanan başarı hikâyeleri bunun sadece birkaç örneğidir.
Bu kapsamda Anadolu Ajansı (AA) da bu dönüşümün habercilik alanındaki en güzel örneklerinden birisini oluşturmaktadır. İstiklal Mücadelemizin haklı sesini tüm dünyaya duyurmak için Atatürk'ün talimatıyla 6 Nisan 1920'de kurulan AA bu misyonunu başarılı bir şekilde yerine getirmekle kalmamış, ayrıca yeni Cumhuriyet'in hikâyesinin de önemli bir parçası haline gelmiştir.
Son 20 yılda yaşanan büyük dönüşümle AA da kapasitesini sürekli genişleterek bu sürecin önemli bir sesi haline gelmeyi başarmıştır. 2004 yılında yurt içinde sadece 10 bölge müdürlüğü ve 18 ofisle faaliyetlerini sürdürürken bugün 14 bölge müdürlüğü ve 85 ofisle hizmet vermektedir. Diğer taraftan, uluslararası ağını sürekli genişleterek örneğin 2007'de 20 olan yurt dışı temsilciliği sayısını bugün 137 ülkeye yükseltmiştir. Böylece, uluslararası abone sayısını da artırabilmiş, bugün 76 farklı ülkeden 208 aboneye ulaşmıştır.
Yayın yaptığı dil sayısını da sürekli artırmaktadır. Örneğin, 1998'de sadece 3 dilde yayın yapan AA, bu dillere Boşnakça, Hırvatça, Sırpça, Karadağca, Fransızca, Arnavutça, Makedonca, İspanyolca, Endonezce ve Arapçayı da ekleyerek bugün 13 farklı dilde yayın yapabilir duruma gelmiştir. Dolayısıyla, dil açılımı ile etki alanını da sürekli genişleten AA, Afrika ve Ortadoğu'daki etki alanını Gazze, Bağdat, Abuja, Trablus ve Kahire'de açtığı ofis ve yayın merkezleri ile artırmış ve bugün Güney Afrika'dan İran'a, Katar'dan Fas'a kadar uzanan büyük bir coğrafyada habercilik faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir. Coğrafi açılımını da sürekli genişleten AA, Brüksel, Londra, New York ve Pekin'de açtığı ofislerle dünya gündemini yakından takip etmektedir.
Diğer taraftan AA, medya ve iletişim teknolojileri alanında gelmiş olduğu aşamayı bir ileri noktaya taşımak amacıyla AA Teknoloji Şirketi'ni kurmuş, böylece medya teknolojilerinde öncü şirket olma vizyonuyla güçlü bir medya teknolojileri ekosistemi kurmak ve geleceğin teknoloji şirketini inşa etmek amacıyla faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir. Yapay zekâ teknolojileri her alanı dönüştürdüğü gibi medya ve iletişim alanını da derinden dönüştürmektedir. Bu dönüşümü ıskalamamak için AA, yapay zekâ alanında "Medya Teknolojileri Hackathonu", "Medyada Yapay Zekâyı Yönetmek Forumu" ve "Muhabir: Dijital Dönemde Haberciliği Yeniden Düşünmek Forumu"nu düzenleyerek yapay zekânın medya alanındaki potansiyelini ortaya koymuş ve gerekli dönüşümleri kendi bünyesinde gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda AA Teknoloji bünyesinde haberci dronu TEPE'yi üretmiştir.
Oryantalizme Karşı Alternatif İletişim
Edward Said, kült eseri Oryantalizm'de oryantalizmi saf bir doğu bilimi, doğuyu anlama girişimi olmanın ötesinde Doğu'nun Batılı temsilini üretme ve yönetme/zaptu rapt altına alma çabası olarak tanımlamaktadır (Orientalism, Vintage Books, 1979). Said, oryantalizmi Batı'nın tek taraflı olarak Doğu'yu temsil etme ve anlamlandırma yaklaşımı veya daha doğru bir biçimde ifade edilecek olursa tahakkümü olduğunun altını çizer. Dolayısıyla, oryantalist külliyatta Doğu'nun kendisi konuşmaz, Batı'lı Doğu'yu kendisi istediği şekilde konuşturur, gizemlerini açıklar ve tanımlar. Oryantalist metinler dışsal temsiller sağlar. Bir başka deyişle, Oryantalizm Batı'nın temsillerine, onun kültürel kodlarına ve tarihsel birikimine dayanır ve bu temsiller Batı için anlam kazanır. Bu nedenle, Oryantalizm söylemi, Doğu'nun gerçekliğini değil, Batı'nın Doğu'yu nasıl algıladığını ve temsil ettiğini yansıtır.
Bu bağlamda uluslararası iletişim kanalları uzun zamandır oryantalist retorikten beslenerek kendi ülkemiz de dâhil olmak üzere bölgemizde ve dünyada yaşanan olayları hep bu bakış açısını tahkim edecek şekilde kurgulamıştır. Böylece Doğu, kendi hikâyesini kendi ağzından ifade edebilme hakkı gasp edildiği için sürekli tek yönlü Batı temsilini içeren hikâyelere maruz bırakılarak pasifleştirilmiştir. Daha önceki TRT ile ilgili yazımızda da ifade ettiğimiz gibi farklı dillerde yayınlar gerçekleştiren ve uluslararası dijital haber platformlarını başarılı bir şekilde hayata geçiren TRT'nin dijital mecralardaki etkinliğinin önemli ölçüde artmasıyla oryantalizmin bu alandaki etkisi kırılmaya çalışılmaktadır. Aynı çaba AA'nın faaliyetlerinin de merkezindedir. AA, haberlerin içeriğini üretirken oryantalist çevrimle bağı kesmekte ve uluslararası alanda yaşananları kendi dinamikleriyle doğru bir şekilde yansıtabilme mücadelesi vermektedir. Oryantalist temsillerin nesnesi olmaktan çıkıp özne olabilmenin en önemli koşulu, hakikati yerinden ve sahici bağlamı içinde dünyaya aktarabilme kapasitesidir. AA, tarihsel misyonu ile son yirmi yılda inşa edilen kurumsal yetkinliği birleştirerek bu kapasiteyi güçlü bir biçimde tahkim etmiştir.

6