Ülkemiz son 20 yılda her alanda büyük dönüşüm yaşadı. Bu bağlamda en önemli yatırım elbette eğitim ve gençlik alanında oldu. Bugün rekabet ettiğimiz ülkelerin çoğu, beşeri sermayenin odak haline gelmesiyle temel eğitim ve ortaöğretimde eğitim çağ nüfusunun büyük bir kısmını okullarla buluşturmuş ve yükseköğretim alanında da kapasiteyi genişleten kitleselleşme süreçlerini yürütürken ülkemizin 2000'li yılların başlarında bu bağlamda karnesi oldukça zayıftır. Ortaöğretim seviyesinde okullaşma oranları %50'nin altındaydı. Bir başka deyişle 2000'li yıllarda lise çağ nüfusunun yarısı eğitim dışındadır. Yükseköğretimde ise okullaşma oranı %10'lar seviyesinde olup genç nüfusun yükseköğretime yönelik talebine cevap üretemez durumdadır. Dahası, katsayı uygulaması ve başörtüsü yasakları gibi antidemokratik uygulamalarla bu ülkenin evlatlarının eğitime erişimlerini engellemek için sürekli bariyerler oluşturuldu.
Bu bağlamda son 20 yılda diğer alanlarda olduğu gibi eğitimde de devasa bir seferberlik yürütüldü. Bu seferberliğe bakılınca üç boyutlu bir seferberlik olduğu rahatlıkla görülebilecektir. Birincisi, öğrencilerin eğitime erişebilmelerini sağlayabilmek için fiziki kapasiteyi artırmaya yönelik altyapı seferberliğidir. Kısa sürede temel ve ortaöğretim seviyesindeki yaklaşık 300 binlik derslik kapasitesi 800 binlerin üzerine çıkartılmıştır. Bu yatırımlar tüm il ve ilçelerimizde bölge ayrımı yapılmaksızın hızla tamamlanmıştır. İkincisi, eğitim sisteminin toplumsal taleplere duyarlı hale getirildiği demokratikleşme adımlarıdır. Bu kapsamda uzun mücadeleler sonunda katsayı uygulaması ve başörtüsü yasakları kaldırılmıştır. Ayrıca, isteyen öğrencilerin Kur'an, Peygamberimizin Hayatı ve dini bilgileri öğrenebilmeleri için seçmeli ders alabilme imkânı sağlanmıştır.
Üçüncüsü ise eğitimde erişimi artırırken fırsat eşitliğini destekleyecek çok sayıda sosyal politikanın uygulamaya sokulmasıdır. Bu kapsamda ücretsiz ders kitabı dağıtımından taşımalı eğitime, ücretsiz yemekten barınma ve burslara kadar çok sayıda uygulama başarılı bir şekilde uygulanmış ve halen uygulanmaya da devam etmektedir. Bu üç boyutlu devasa seferberlik kısa sürede meyvelerini vermiş, ortaöğretimde okullaşma oranları %99'ların üzerine, yükseköğretimde ise %50'lerin üzerine çıkmıştır. Ülkemizde artık eğitime erişim sorunu kalmamıştır. Gelinen noktada yeni gündem artık kalitenin sürekli artması ve okullar arası başarı farklarının azaltılmasıdır.
Bu sürecin yükseköğretim aşaması ile ilgili en büyük destekçisi Gençlik ve Spor Bakanlığı olmuştur. 2002 yılında 77 il ve 59 ilçede, 190 yurtta sadece 182 bin kapasiteyle hizmet verirken yükseköğretimdeki genişlemeyle uyumlu bir şekilde çok önemli bir kapasite artışı gerçekleştirmiştir. Bugün 81 il, 271 ilçe ve KKTC olmak üzere toplam 880 yurtta 1 milyon 3 bin 259 yatak kapasitesine ulaşılmıştır. Dünyada bu ölçekte barınma kapasitesine sahip bir yükseköğretim sistemi bulunmamaktadır. Bakanlık 2025–2026 döneminde başvuran öğrencilerin %97'ini yurtlara başarıyla yerleştirmiştir. Dahası, yurtlarda barınan öğrencilere sabah ve akşam olmak üzere ücretsiz yemek hizmeti sunulmaktadır. Ayrıca, lisans öğrencilerine 4 bin TL, yüksek lisans öğrencilerine 8 bin TL ve doktora öğrencilerine 12 bin TL olmak üzere aylık burs verilmektedir. Bakanlık, yurtlarda sadece barınma ve yemek desteği sağlamamakta, ayrıca spor etkinlikleri, konserler, tematik kamplar, söyleşiler, eğitimler ve atölyeler düzenleyerek gençlerimizin çok yönlü gelişimini de desteklemektedir.
Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtları yaz aylarında boş tutmamakta, isteyen gençlerin istifadesine sunmaktadır. Bakanlık geliştirdiği 'Seyahatsever Projesi' ile yaz aylarında yurtları ücretsiz olarak gençlerin kullanımına açmakta ve bu kapsamda tüm illerdeki 1 kız ve 1 erkek yurdunu yaz döneminde bu projeye tahsis etmektedir. Projeden faydalanmak isteyen 18-30 yaş arasındaki gençler, rezervasyon yaptırarak diledikleri ildeki yurtlarda 5'er gün süreyle ücretsiz konaklayabilmektedir. 2022–2025 yılları arasında bu projeden 518 bin 769 genç faydalanmıştır.
Diğer taraftan, 2002 yılında sadece 9 gençlik merkezi ve 5 kamp bulunurken bu alanda da kapasite önemli oranda artırılmıştır. Bugün ülkemizin dört bir yanında 559 gençlik merkezi ve 43 gençlik kampı milyonlarca gencimize hizmet vermektedir. Gençlerimiz burada bilimden sanata, spordan teknolojiye uzanan geniş bir yelpazede kendilerini geliştirme fırsatı bulmakta ve tüm hizmetlerden ücretsiz olarak yararlanmaktadır. Dolayısıyla, gençlik merkezleri artık gençlerin buluşma, kendilerini geliştirme ve sosyalleşme mekânlarına dönüşmüştür. Ayrıca 11'i deniz ve 32'si doğa kampı olmak üzere toplam 43 gençlik kampında da gençlere hizmet sunulmaktadır. Kamplara katılanların ulaşım, konaklama ve yemek ihtiyaçları da Bakanlık tarafından karşılanmaktadır. 2025 yılında kamplarda 253 bin 328 genci ağırlayan Bakanlık 2028 yılının sonuna kadar da 1 milyon genci kamplarda misafir etmeyi hedefliyor.

4