Bedevi ideologluğun meyvesi: Entelektüel çölleşme

Ekonomik ve teknolojik açıdan geri kalmışlık, toplumlar için büyük krizlerdir. Entelektüel çölleşme, ekonomik ve bilimsel geri kalmışlık kadar önemli ve derin bir kriz anlamına gelmektedir. Aklın ve eleştirinin bastırıldığı toplumlarda, ideolojinin ve doğmatizmin hakimiyeti başlar. Bedevi ideologluk olarak ifade ettiğimiz zihniyet biçimi, entelektüel çölleşmeyi başlatan sürecin merkezi ve kaynağı durumundadır.

Bedevi ideologluk kavramındaki bedevilik terimi, entelektüel bir sembol olarak kullanılmaktadır. Bedevilik sembolü, coğrafi bir anlamı ifade etmemektedir. Bedevİ ideologluk kavramı, episteomolojik ve psikolojik bir durumu ifade etmektedir. Bedevi ideologlar, entelektüel veya mütefekkir değildirdirler. Bedevi ideologluk zihniyeti, çoğulculuğa tahammül etmeyen, kesin ve değişmez doğruları dayatan ve dünyanın kompleks durumunu temelsiz kurgularla ve doğmalarla çözümleyen bir yaklaşımdır.

Bedevi ideologluk zihniyeti, inanç, kültür, kimlik ve kişilik olarak en çok psikolojik ve duygusal güvenliğe ihtiyaç duymaktadır. Bedevi ideologluk zihniyeti, farklı kültürlere, düşüncelere ve yaşam biçimlerine karşı reddedici, küçümseyici, dışlayıcı ve düşmanlaştırıcı bir tutum üretir. Bedevi ideologluk, dünyayı, hakikat ve cehalet, doğruluk ve sapkınlık şeklinde siyah-beyaz katılığında ikiye böler ve iki kampın birbiriyle çatışma içinde olduğuna dair çok kolay bir ideolojik dünya ve insanlık tasarımı kurar.İnsanlığın modern durumunun belirsizliklerle ve yeniliklere dolu oluşu, bedevi ideologluk zihniyetini çok rahatsız eder ve korkutur. İnsanlığın modern durumunda yaşanan belirsizliğin ve yeniliğin özgürlüğün ve çoğulculuğun kaynağı olduğunu idrak edemeyen bedevi ideologluk zihniyeti, hayali kaygılar üreterek insanlığı korkutmaya çalışır. Hayali kaygılardan kurtulmanın çaresi, kesinliğe, açıklığa ve mutlaklığa sahip olduğu sanılan doğmalara ve ideolojilere sığınmak ve sarılmaktır. Bedevi ideologluk, tek boyutlulukla, basıtlikle, kolaycılıkla ve yüzeysellikle kitlelere düşünsel ve duygusal komfor ve teselli bulabilecekleri sığınma ve sarılma alanları oluşturmaktadır.İnsanlar, beevi ideologların kurguladığı hayali komfor ve teselli mağaralarının karanlığından çıkmayı istememektedirler.

Bedevi ideologluk zihniyeti, özgür bireyi, özgür düşünmeyi ve eleştirel aklı sindirir ve siler. Bedevi ideologluk, kutsallaştırılan ve yüceltilen, otoritelere, kaynaklara, kalıplara, kimliklere ve kurumlara bağımlı olmayı ahlak, inanç ve bilgi haline getirir. Bedevi ideologluk durumu, insanın düşünmesini iptal ederken kişiye sadece körü körüne itaat etme sorumluluğunu ve görevini dayatır. Bedevi ideologluk, insanları düşünmekten sakındırıp otoritelere itaat etmeyi ve sığınmayı emreder.İyiliği emretmek, düşünmemek demektir. Kötülükten sakınmak, otoritelere kayıtsız şartsız itaat etmek demektir. İnsanı entelektüel açıdan yetersiz ve aciz hale getiren bedevi doğmatizm, oluşturduğu psikolojik korkuyla otoriter doğmatizmini ve entelektüel kuraklığını dayatmaktadır.

Bedevi ideologluk, eleştiriden nefret eder ve korkar. Kesinlik, mutlaklık ve netlik üzerine kurguladığı yanılsamalarının eleştiriyle darmadağınık edilmesinden korkan bedevi ideologluk, bütün farklı görüşleri batı taklitçiliği, iman zayıflığı, kutsala saldırı ve milli değerlere ihanet olarak damgalar. Her türlü damgalama yoluyla kendi dışındaki görüşleri sindiren ve silen bedevi ideologluk, eleştirel düşünmeye izin vermez ve eleştirel düşünmeye açılan kapıları kapatarak entelektüel hayatı kuraklaştırır ve kurutur.