Karneler alındı, okullar kapandı, çocuklar uzun bir yaz tatiline girdi. Fakat asıl soru şudur: Okullar kapandı ama eğitim bitti mi
Ne yazık ki bugün eğitim sistemimiz büyük ölçüde akademik başarı üzerine kurulmuş, buna karşılık değerler eğitimi ikinci plana itilmiştir. Bilgi yüklenen fakat merhameti, vicdanı, edebi, hayâyı, saygıyı ve Allah korkusunu yeterince tanımayan bir nesil yetişme tehlikesiyle karşı karşıyayız. Oysa insanı gerçek anlamda insan yapan sadece bilgisi değil, ahlakı ve karakteridir.
Bir çocuğun matematikte başarılı olması elbette önemlidir; fakat anne babasına saygı göstermiyorsa, kul hakkını bilmiyorsa, yalanı sıradan görüyorsa, haram ve helal hassasiyeti taşımıyorsa, o eğitim eksik kalmıştır. Çünkü eğitim yalnızca meslek sahibi insan yetiştirmek değil, aynı zamanda şahsiyet sahibi insan yetiştirmektir.
Yüce Allah şöyle buyurur: "Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun." (Tahrîm, 66/6)
Bu ayet, çocuklarımızın sadece dünyasını değil, ahiretini de korumanın anne ve babanın en büyük sorumluluklarından biri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Sevgili Peygamberimiz (sav) ise şöyle buyurmuştur: "Hepiniz çobansınız ve hepiniz emriniz altındakilerden sorumlusunuz." (Buhârî, Ahkâm, 1; Müslim, İmâre, 20)
Bu hadis bizlere gösteriyor ki çocuklarımızın ahlaki ve manevi terbiyesi, okulun ya da toplumun değil, öncelikle anne ve babanın omuzlarındaki ağır bir emanettir.
İşte yaz tatili bu emaneti yeniden hatırlamak için büyük bir fırsattır. Çocuklarımızın saatlerce telefon, tablet ve sosyal medya karşısında vakit tüketmelerine seyirci kalmak yerine; onları Kur'an ile tanıştırmalı, Peygamber Efendimizin örnek hayatını anlatmalı, camiye alıştırmalı, iyilik yapmayı, paylaşmayı, büyüklerine saygıyı, küçüklere sevgiyi yaşayarak öğretmeliyiz.

27