Tarihin İntikamı mı, İlahi Adalet mi
Trump ve Netanyahu İran'ı değiştiremediyse, İran onları değiştirebilir mi? Yoksa bu, güçlü olanların kendi çöküşünü hazırladığı bir yanılsaması mı?
Yazar, Trump ve Netanyahu'nun İran'a karşı yıllarca uyguladığı baskının başarısız olduğunu, ancak bu sürecin aslında ABD ve İsrail'deki iç dengeleri değiştirdiğini iddia ediyor. İddiasını, direnişin fikirsel ve ruhsal boyutunun askeri güçten daha etkili olduğu tezine dayandırıyor. Peki, bir halkın direniş iradesi gerçekten büyük devletleri içeriden değiştirebilecek kadar güçlü müdür, yoksa yazar geopolitik gerçekliği duygusal umutla mı değiştiriyor?
Dünya siyaseti, çoğu zaman gücün haklılığı belirlediği bir sahne gibi sunulur. Ancak tarih, bu sahnenin arka planında bambaşka bir gerçeğin aktığını defalarca göstermiştir: Güç sahipleri sanır ki onlar değiştirir, onlar yıkar, onlar kurar... Oysa çoğu zaman değişimin gerçek faili, hesap edemedikleri bir direniş ruhudur.
Bugün Donald Trump ve Benjamin Netanyahu gibi isimler, yıllarca İran üzerindeki baskıyı artırarak bir rejim değişikliği hayali kurdular. Ekonomik ambargolar, diplomatik kuşatmalar, açık ve örtülü tehditler... Hepsi aynı hedefe kilitlenmişti: İran'ı diz çöktürmek. Ancak sonuç ne oldu Ne rejim değişti ne de İran teslim oldu.
Çünkü mesele sadece siyaset değildi. Mesele, bir halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesiydi.
Fakat asıl dikkat çekici olan, bugün gelinen noktada yönün tersine dönmüş olmasıdır. Artık soru şu: Gerçekten kim kimi değiştirecek
Amerika Birleşik Devletleri içinde derin kutuplaşmalar, sosyal çalkantılar ve siyasi krizler artarken; İsrail ise tarihinin en büyük iç gerilimlerinden birini yaşıyor. Sokaklar kaynıyor, toplum parçalanıyor, güven duygusu zedeleniyor. Yani dışarıyı dizayn etmeye çalışanlar, kendi içlerinde çözülmeye başlıyor.
İşte tam burada şu çarpıcı cümle anlam kazanıyor:
"Trump ve Netanyahu İran'daki rejimi değiştirmedi; ancak İran, Amerika ve İsrail'deki düzeni değiştirecek."
Bu değişim tanklarla, füzelerle olmayacak. Bu, daha derin ve sarsıcı bir değişim olacak. Bir fikrin, bir direnişin, bir sabrın karşı tarafa sirayet etmesiyle gerçekleşecek. Çünkü tarih bize şunu öğretir: Baskı arttıkça direnç büyür; direnç büyüdükçe güç dengeleri değişir.

17