Muhtarlık sistemi artık kaldırılsın

Türkiye'nin idari yapısı, dijitalleşme ve toplumsal değişim hızıyla mukayese edildiğinde bazı geleneksel kurumlarını taşımakta zorlanıyor. Bu kurumların başında ise hiç şüphesiz muhtarlık müessesesi geliyor. Geçtiğimiz aylarda siyasetin dezenformasyon dalgalarıyla çalkalandığı "Muhtarlıklar kaldırılıyor mu" tartışmaları, aslında bir söylentiden ibaret olsa da toplumsal hafızada çok temel bir soru işaretini yeniden canlandırdı: 21. yüzyılın Türkiye'sinde muhtarlık sistemine gerçekten ihtiyacımız var mı

Önce işin hizmet ve bürokrasi boyutuna bakalım. Bir zamanlar ikametgâh belgesi, nüfus kayıt örneği veya fakirlik kâğıdı almak için kapısında sıra beklediğimiz muhtarlıklar, e-Devlet devrimiyle birlikte işlevselliğinin çok büyük bir bölümünü kaybetti. Vatandaş artık tek bir tıkla, saniyeler içinde ve tamamen ücretsiz olarak devletin tüm resmî belgelerine ulaşıyor. Yani vatandaşın devletle olan evrak ilişkisinde muhtar artık bir köprü değil, zaman kaybettiren atıl bir ara katman.

Peki, işlevini yitiren bu yapının devlete ve millete maliyeti ne

Bugün Türkiye genelinde 50 binin üzerinde muhtar görev yapıyor. Net asgari ücrete endekslenen muhtar ödenekleri ve Hazine tarafından karşılanan SGK primleri toplandığında, devlet bütçesinden muhtarlık sistemine aktarılan doğrudan maliyet yıllık 24 milyar TL'yi buluyor. Belediyelerin sağladığı yer, elektrik, su ve internet gibi dolaylı imkânlar da cabası. Yalnızca dijitalleşmenin ikame ettiği bir bürokratik kademe için her yıl bütçeden çıkan bu devasa kaynak, üretime, eğitime ya da gençliğe aktarılabilecekken bir sembolü yaşatmak uğruna harcanıyor.

Ancak meselenin ekonomik yükten çok daha vahim, insani ve toplumsal bir boyutu var.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere kırsal bölgelerimizde yerel seçim dönemleri, demokrasi şöleninden ziyade maalesef husumet ve çatışma dönemlerine dönüşüyor. Kırsaldaki aşiret, aile ve akrabalık ilişkileri muhtarlık seçimlerinde karşı karşıya geliyor. Maaşı, özlük hakları ve sağladığı nüfuz nedeniyle cazip hâle gelen bu koltuk uğruna, bölgelerdeki kan davalarının, silahlı kavgaların ve yıllarca sürecek huzursuzlukların çoğu muhtarlık yarışlarında fitilleniyor.