Cehalet artık çölde yaşayan, okuma yazma bilmeyen insanların problemi değil.
Bugünün cehaleti; takım elbise giyiyor, akademik unvan taşıyor, televizyonlara çıkıyor, kürsülerde konuşuyor, milyonları etkiliyor...
Ama Allah'ı tanımıyor.
Bir insanın çok şey bilmesi onu kurtarmıyor. Çünkü Kur'an'a göre cehalet; bilgisizlik değil, hakikate karşı kibirdir. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri de Amr bin Hişam idi.
Mekke'de sıradan biri değildi. Okuma yazma biliyordu. Ticarette güçlüydü. İnsanlar arasında itibarlıydı. Ona "Ebu'l-Hakem" yani "hikmet sahibi" diyorlardı. Fakat İslam onu başka bir isimle tarihe geçirdi: "Ebu Cehil"...
Çünkü o, gerçeği bilmesine rağmen teslim olmadı.
"Vicdanları onları doğruladığı hâlde, zulüm ve kibirlerinden dolayı onları inkâr ettiler."
(Neml Suresi, 14)
Bugün modern dünyanın Ebu Cehilleri de aynı yerde duruyor.
Kimisi bilimle övünüyor ama yaratıcıyı inkâr ediyor.
Kimisi insan haklarından söz ediyor ama mazlumların kanına sessiz kalıyor.
Kimisi özgürlük diyor ama Allah'ın hükümlerine tahammül edemiyor.
Kimisi diplomasıyla büyüyor ama secde etmeyi küçüklük zannediyor.
Bilgi arttı ama hikmet azaldı.
İnsanlık ilerledi ama merhamet geriledi.
Bugün insanlar aya gidiyor ama komşusunun açlığını görmüyor. Yapay zekâ üretiyor ama anne babasına "öf" demeyi bırakmıyor. Dünyayı ekranlardan izliyor ama ahireti düşünmeye vakit ayırmıyor.
"Çünkü gözler kör olmaz; fakat göğüslerdeki kalpler kör olur."
(Hac Suresi, 46)
Asıl körlük gözde değil, vicdandadır.
Asıl cehalet kitap eksikliği değil, secde eksikliğidir.
Bugün nice insanlar var; profesör olmuş ama Allah'tan habersiz...
Nice insanlar var; dünyayı çözmüş ama kendini çözememiş...
Nice insanlar var; her şeyi biliyor ama ölümü unutuyor...
Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor:
"Dünya sevgisi bütün hataların başıdır."
(Beyhakî)
İşte modern insanın en büyük hastalığı budur: Dünyayı büyütüp ahireti küçültmek... Kariyer için ömrünü tüketip kabir için hazırlık yapmamak... İnsanların alkışını kazanırken Allah'ın rızasını kaybetmek...

32