Umre için yaklaşık 1.400 dolar, hac için ise yaklaşık 9.400 dolar ödeniyor. Peki aynı kutsal topraklar, aynı uçaklar, aynı oteller ve büyük ölçüde aynı mekânlar söz konusu olduğunda aradaki bu devasa fiyat farkı nasıl açıklanacak
Elbette hac ile umre aynı ibadet değildir. Haccın belirli günleri, Arafat, Müzdelife ve Mina gibi özel menâsiki, farklı organizasyon ve hizmet yükleri vardır. Fakat bütün bunlar, aradaki fiyat farkının sorgulanmasına engel değildir. Tam tersine, milyonlarca insanın yıllarca biriktirdiği parayla gerçekleştirdiği bir ibadette her kuruşun hesabı sorulabilmelidir.
Çünkü burada sıradan bir turizm faaliyetinden söz etmiyoruz. İnsanlar tatil satın almıyor; ömürlerinde belki yalnızca bir kez nasip olacak bir ibadeti yerine getirmek için para biriktiriyor.
İşte tam da bu nedenle hac organizasyonları ticari mantığın değil, şeffaflığın ve hakkaniyetin merkezinde olmalıdır.
Hac ücretinin içerisinde uçak bileti ne kadar Otel ne kadar Ulaşım ne kadar Yemek, rehberlik, sağlık ve diğer hizmetlerin maliyeti nedir Devletin, organizatörlerin ve ilgili kurumların aldığı pay ne kadardır Vatandaştan alınan ücretin gerçek maliyeti ile satış fiyatı arasındaki fark nedir
Milletin bilmesi gereken asıl mesele budur.
Kutsal mekânlar, sorgulanamaz ticari alanlar değildir.
Bir Müslümanın ibadet aşkı, kimsenin sınırsız fiyat belirleme hakkına dönüşmemelidir. İnsanların Allah'ın evine gitme arzusunu ekonomik bir fırsata çevirmek, hele ki bunu şeffaf olmayan fiyatlarla yapmak, vicdanları yaralar.
Kur'an-ı Kerim, "Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın" buyuruyor. (En'âm, 6/152)
Adalet sadece mahkemelerde aranmaz. Ticarette de adalet vardır, hizmette de adalet vardır, hac ve umre organizasyonunda da adalet olmak zorundadır.

19