Boykot İmani Bir Meseledir

Bir müminin kalbi zulüm karşısında kayıtsız kalamaz. Hele hele beş yaşındaki çocukların dahi kaçırıldığı, on binlerce bebeğin ve masumun katledildiği vahşet karşısında hâlâ rahatça zalimin safında ekonomik destek vermeye devam etmek, vicdanın da imanın da ciddi şekilde sorgulanmasına sebep olur. Çünkü iman sadece dil ile söylenen söz değil, kalpte hissedilen acı, bedende görülen tavır ve hayatta ortaya konan duruştur.

Allah Teâlâ Kur'an'da "Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur" buyurur. Bu ayet, zalime sadece silahla değil; para ile, ticaret ile, sessizlik ile, ilgisizlik ile de destek olunamayacağını gösterir. Bugün bir Müslüman, mazlum çocukların kanı üzerinden büyüyen Siyonizme hâlâ kazanç sağlıyorsa, burada durup kendine şu soruyu sormalıdır: Kalbim gerçekten ümmetin acısını taşıyor mu

Resûlullah (a.s.) şöyle buyurur: "Müminler bir beden gibidir. Organlardan biri rahatsız olursa diğer organlar da uykusuzluk ve ateşle ona iştirak eder." Gazze'de, Filistin'de, dünyanın başka yerlerinde çocuklar parçalanırken hiçbir şey olmamış gibi tüketmeye devam eden bir kalp, bu hadisin tarif ettiği ümmet şuurundan uzaklaşmış demektir.

Boykot küçük görülmemelidir. Boykot bazen mazlumun elindeki son silahtır. Kurşunu olmayanın cüzdanıyla direnişidir. Sessiz bırakılanların ekonomik haykırışıdır. "Benim aldığım bir üründen ne olur" demek şeytanın aldatmasıdır. Çünkü damlalar birleşince sel olur. Küçük tavırlar birleşince büyük hesaplar bozulur.

Mesele sadece bir ürün meselesi değildir. Mesele dünya ekonomisinin iplerini elinde tutan Deccalizme karşı tarafını belli etmektir. Mazlumdan yana mı, zalimden yana mı Çocuktan yana mı, katilden yana mı Vicdandan yana mı, menfaatten yana mı