Bir sinek yaratamayanlara kulluk edenler!

İnsan, kendisini yaratan Allah'ı unutup yaratılmışların önünde eğilmeye başladığında, aslında kulluğun özünden uzaklaşmış demektir. Kur'an-ı Kerim, bu hakikati son derece çarpıcı bir misalle anlatır:

"Ey insanlar! Size bir misal verilmekte; dinleyin onu: Allah'tan başka kendilerine yalvarıp yakardıklarınız var ya, hepsi bunun için bir araya gelseler bile bir sinek yaratamazlar! Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de!" (Hac, 22/73)

Ardından gelen ayet ise meselenin özünü ortaya koyar:

"Onlar Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, mutlak galiptir." (Hac, 22/74)

Bir sinek! İnsanların çoğu zaman önemsemediği küçücük bir canlı... Allah, bütün sahte güçleri ve ilahlık iddialarını bu küçücük canlı üzerinden sorgulatıyor. Kendilerine umut bağlanan, önünde eğilinen, mutlak güç sahibi sanılan varlıklar bir araya gelseler bile bir sineği yaratamaz, onun aldığı şeyi geri getiremezler.

Peki, bu kadar aciz olanlara neden kulluk edilir

Putların şekli değişmiş olabilir ama insanın putlaştırma hastalığı değişmemiştir. Dün taş ve ağaçtan putlar yapan insan, bugün makamı, serveti, şöhreti ve bazı şahsiyetleri putlaştırabiliyor. Bir insanın sözünü sorgulanamaz kabul etmek, onun hatalarını haklı çıkarmak ve rızasını Allah'ın rızasının önüne geçirmek, kulluk bilincinin nasıl yozlaşabileceğini gösteriyor.

Elbette âlimlere saygı duymak, salih insanları sevmek ve rehberliklerinden yararlanmak başka; onları hatasız ve sorgulanamaz görmek başkadır.

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Bana, Hristiyanların Meryem oğlu İsa'yı aşırı derecede övdükleri gibi övgüde bulunmayın. Ben ancak bir kulum." (Buhârî, Enbiyâ, 48)

Allah Resulü bile kendisine yönelik aşırı övgüyü ve yüceltmeyi yasaklamışken, herhangi bir insanı kutsallaştırmanın dinî bir dayanağı olabilir mi

İslam'ın temel çağrısı tevhiddir. Bu çağrı, yalnızca Allah'ın varlığına inanmak değil, mutlak kudretin, hükümranlığın ve kulluğun yalnızca O'na ait olduğunu kabul etmektir.