Ambargo Değil, İrade Meselesi
İran 47 yıl ambargo kaldırıyor, dünya dayanamıyorsa; gerçek güç silahta mı, yoksa dayanıklılığın ruhunda mı gizli?
Yazar, ambargo altında ayakta kalan toplumların gücünün ekonomik kaynaklarda değil, inanç ve sabır gibi içsel faktörlerde yattığını savunuyor. Modern dünyanın tüketim alışkanlığı ve anında sonuç beklentisini zayıflık işareti olarak gördüğü için, tarihte Müslümanların çektiği zorlukları örnek veriyor. Ancak yazarın "zihinsel bağımlılığın ekonomik bağımlılıktan daha tehlikeli" olduğu iddiaı; gerçekten İran gibi ülkelerdeki istikrarın inanç meselesi mi, yoksa devlet kontrolü ve kayıt dışı ekonominin bir sonucu mudur?
Dünya, gücünü çoğu zaman silahlarla, ekonomik yaptırımlarla ve ambargolarla ölçer. Oysa tarih bize defalarca şunu göstermiştir: Asıl güç, dış baskılara rağmen ayakta kalabilen iradedir. Bugün yıllardır ambargolarla kuşatılan bir ülkenin ayakta kalışı konuşulurken, asıl sorgulanması gereken şey şudur: Kim gerçekten güçlü
"47 yıldır dünya İran'a ambargo uyguluyor ve İran ayakta... İran dünyaya 1 ay ambargo uyguladı, dünya dayanamıyor."
Bu söz, sadece ekonomik bir gerçeği değil, aynı zamanda zihinsel ve ahlaki bir bağımlılığı da gözler önüne seriyor. Çünkü mesele sadece petrol, ticaret ya da para değildir. Mesele; üretim mi tüketim mi, bağımsızlık mı bağımlılık mı tercih edildiğidir.
Kur'ân-ı Kerîm bu hakikati asırlar önce haber veriyordu:
Eğer Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur (Âl-i İmrân, 160).
Demek ki gerçek dayanıklılık; ne rezervlerde ne de uluslararası ittifaklarda gizlidir. O, imanla, sabırla ve direniş ruhuyla inşa edilir. Bugün bir toplum ambargo altında ayakta kalabiliyorsa, bu sadece ekonomik stratejilerle açıklanamaz; bu, aynı zamanda bir inanç ve direnç meselesidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu gerçeği şöyle ifade eder:
Hiç kimse için sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir nimet verilmemiştir (Buhârî, Zekât 10).
Sabır... Modern dünyanın en zayıf olduğu yer tam da burasıdır. Çünkü çağımız insanı hızlı tüketmeye, anında sonuç almaya ve konforundan asla ödün vermemeye alışmıştır. Bir aylık kesinti bile panik doğuruyorsa, bu bir zayıflığın işaretidir.
Oysa İslam tarihi, ambargolarla imtihan olmuş bir ümmetin destanlarıyla doludur. Mekke döneminde Müslümanlar, Şi'b-i Ebî Tâlib'de yıllarca süren ağır bir boykota maruz kaldılar. Aç kaldılar, yalnız bırakıldılar, kuşatıldılar... Ama teslim olmadılar. Çünkü onların dayandığı güç; dış dünyadan değil, iç dünyalarındaki imandan geliyordu.

18