"Şeyhü'l Muharririn" "100. yıl Ahmet Kabaklı armağanı" kitabı!

"Şeyhü'l Muharririn" "100. yıl Ahmet Kabaklı armağanı" kitabı!

AHMET MARANKİ

Yıl 2025!

Dünya, Orta Doğu ve bilhassa Anadolu coğrafyamızın en karanlık günleri yaşanıyor!

Küresel güçler dünyayı yeniden dizayn ediyor!

Bölgemizdeki Ukrayna Rusya savaşı yanında; Orta Doğu'daki son 50 yıldır kargaşa ve son olarak da Filistin'deki savaş bölgede tansiyonu en yüksek seviyeye çıkarmıştır!

Dünyada Birleşmiş Milletler, NATO, AB-Avrupa Birliği, İKT-İslam Konferansı Teşkilatı, TDT-Türk Devletler Teşkilatı gibi pek çok uluslararası, ulusal kuruluşlar ve paklar ülkede dünya barışını ve adaleti sağlamakla görevli olarak kurulsa da maalesef savaşları engelleyemedi gibi körüklemekten de ötede durmamaktadırlar!

Dünyamız, üçüncü dünya ülkeleri ve Türkiye her zaman bu kargaşalara ve kaosa maruz bırakılmıştır!

İşte bu kaoslu yılların en önemli dönüm noktası Türkiye'deki 198012 Eylülihtilalidir!

1980'li yıllar!

Türkiye'de demokrasinin önüne bir kere daha engel konmuştur!

Milletin oyuyla seçilmiş eksiği ile fazlasıyla Türkiye temsil edilen siyasetçiler Türkiye'nin kaos ortamında çözümsüzlükle baş başa bırakılmıştır!

HER DÖNEMKI KUKLACILAR İŞ BAŞINDA!

İçimizdeki kuklalar;

dışımızdaki kuklacıların kontrolünde demokrasimizin ağır aksak gitmesine de tahammül edememiştir!

Sağdan ve soldan diye tabir ettikleri bu milletin geleceği için mücadele veren Anadolu'nun bağrından kopmuş gençler hapishanelere doldurulmuş pek çoğu idam cezasıyla antidemokratik metotlarla idam edilmiştir!

Bu Anadolu'nun filizlerini büyütüp meyve vermeleri için büyük şehirlerde kurulan MTTB-Millî Türk Talebe Birliği, Kubbealtı Cemiyeti, Yeşilay Cemiyeti, İlim Yayma Cemiyeti, Türkiye Edebiyat Vakfı, Aydınlar Ocağı, Türk Dünyası Vakfı, Ensar Vakfı gibi pek çok fikir ve Ülkü ocakları milli ve manevi alanda gençlerin yetişmesi için gayret sarf ettiği yıllardır!

"Şeyhü'l Muharririn"

Ahmet Kabaklı!

Aydınlar Ocağının öncülüğünde,

55 Dernek ve Vakfın birlikteliğiyle kendilerine;

"Şeyhü'l Muharririn"unvanı verilecekti!

Bir faniye nasip olabilecek, en değerli makam!

1980'li yıllardaki,"Türk Edebiyatının"yazı kadrosuna şöyle bir göz gezdiriyoruz;

Ahmet Kabaklı,her biri sahasında önemli şahsiyetler yanında

Ak saçlı" "Bilge kişi"

"Asrın Dede Korkut'u",

"Derviş Gazisi"

"21. Asrın Alpereni",

"Yazı hayatımızın duayeni"

"Bir İstanbul Beyefendisi"dir!

Ahmet Kabaklı hocamyukarıda basında pek çok hünerleri ile anlatılan muhteşem özellikleri yanında benim de hatıramı tarihe kayıt düşsün diye buraya yazıyorum!

1961 yılında İstanbul'a geldiğimizde Haseki'deki Maranki-marangoz özelliği babamın ustalığı ile yaptığı binada mukim olan Ahmet Kabaklı hocam bizim orada kalmamız talebiyle ölümüne kadar yanında olmanın Allah'ın bir lütfu olduğunu her zaman dile getirmişimdir!

Yedi yaşında tanıştığım Kabaklı hocamın ilk-orta-üniversite tahsilinde ve daha sonraki mastır doktora hayatımda ve iş hayatımın şekillenmesinde, evlenmemizdeki katkılar ne kadar Maranki ailesinin ayrılmaz bir parçası olmuştur!

İlk orta lise tahsilinde eşi Nezihe hanımefendi hocamın katkıları yanında Ahmet Kabaklı hocamın kendisine gelen bütün dergi gazete ve kitapların tek tek tedrisinden ve Tercüman gazetesindeki köşe yazılarında kendisiyle geçen uzun bir ömrümüz olmuştur! Herkesin Ahmet Kabaklı hocayla görüşüp konuşma ve buluşma arzuları yanında benim 24 saat onunla aynı evde tahsil hayatımı yaşamam ve bugün yaptığım 2500 konferansta ve ortaya koyduğum eserlerde, konuşma sanatı, belagat noktasında küçücük bir iz var ise bu tamamen Ahmet Kabaklı hocamın tavsiye ettiği kitapları tedrisim yanında; hatta zamanla şiddetli uyarıları ve yol göstermeleri sayesindedir!