Ramazan iman sohbetleri (3)

Ramazan iman sohbetleri (3)

AHMET MARANKİ

İşte iktisad ve kanaat, hikmet-i İlahiyeye tevfik-i harekettir.

Kuvve-i zaikayı kapıcı hükmünde tutup, ona göre bahşiş verir. İsraf ise; o hikmete zıd hareket ettiği için çabuk tokat yer, mideyi karıştırır, iştiha-yı hakikîyi kaybeder. Tenevvü-ü et'imeden gelen sun'î bir iştiha-yı kâzibe ile yedirir, hazımsızlığa sebebiyet verir, hasta eder.

Üçüncü nükte!

"Oruç, hayat-ı içtimaiye-i insaniyeye baktığı cihetle çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:

İnsanlar maişet cihetinde muhtelif bir surette halk edilmişler. Cenâb-ı Hak, o ihtilâfa binaen, zenginleri fukaraların muavenetine davet ediyor. Hâlbuki zenginler fukaranın acınacak acı hallerini ve açlıklarını, oruçtaki açlıkla tam hissedebilirler. Eğer oruç olmazsa, nefisperest çok zenginler bulunabilir ki, açlık ve fakirlik ne kadar elîm ve onlar şefkate ne kadar muhtaç olduğunu idrak edemez. Bu cihette insaniyetteki hemcinsine şefkat ise, şükr-ü hakikînin bir esasıdır. Hangi fert olursa olsun, kendinden bir cihette daha fakiri bulabilir; ona karşı şefkate mükelleftir. Eğer nefsine açlık çektirmek mecburiyeti olmazsa, şefkat vasıtasıyla muavenete mükellef olduğu ihsanı ve yardımı yapamaz, yapsa da tam olamaz. Çünkü hakikî o hâleti kendi nefsinde hissetmiyor."

Zekat, sadaka, fitre..!

Orucun pek çok hikmetlerinden belki de en mühim hikmetinden bahsedeceğiz!

Bir rivayette orucun da dokuz hikmetinden bahsediliyor! Şimdi o hikmetlerden belki de toplum hayatını sosyal hayatı ayakta tutan en büyük yardımlaşma müessesesi olan zekât sadaka gibi toplumu birbirine bağlayan en mühim müessese nasıl oruçla ayakta duruyor! Nasıl oruçla takviye ediliyor!

Oruç hayatı içtimaiyeye veinsaniyeye baktığı cihetle çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur!

Herinsanın hem şahsi hem içtimai hem manevi hayatı var! Her gün oruç tuttunuz!

Ama oruç size sadakanın, zekâtının, fitrenin, yardımının şefkatin merhametin kapısını açamadı ise orucun neye yaradığını bir kere daha düşünmek lazım!Hiçbir şey düşünmezseniz sadece aç kalmış olursunuz!

Şimdi hayat içtimayı ayakta tutan ve toplumun tabakalarını birbiriyle kaynaştıran birleştiren yukarıdan aşağıya şefkati merhameti, aşağıdan yukarıya da hürmeti tesis eden müthiş bir müessese olan zekât ve sadaka müessesesini ayakta tutuyor! Nasıl zenginleri fakirlere karşı zekata sadakaya fitreye yardıma sevk ediyor..!

Fakir de zengine karşı hürmete ve muhabbete sevk ediyor..! Halbuki zenginler fukaranın acınacak ve acı hallerini ve açlıklarını oruçtaki açlıkla tam nasıl hissedebilirler..

Eğer oruç olmazsa nasıl hissedecekler ..

Üç günlük diyetleri bile tamamlayamayan insanlar açın halinden nasıl anlayacak..!

EMPATİ YAPMAK!

Empati ne demek yani karşındakini empati kur! Yani biraz kendini onun yerine koy!

Onun halini anlamak için biraz düşünüver!

Birazcık onun çektiği acıları hissetmeye çalış!

Ama açlık da bu böyle olmuyor!

Ne kadar çalışırsan çalış, sen onun yerinde değilsin! Onun yerine kendini koyamazsın!

Hayal ederek açlığı hissedemezsin!

Fakirin halini sadece düşünerek, tefekkür ederek anlayamazsın!

Cenab-ı Hakk ne yapıyor, empati kurdurmuyor oruçta direk fakirin yerine zengini koyuyor!

Hadi buyur! Akşama kadar açsın işte oruç bizatihi fakirin yaşadığını yaşatıp, onun çektiği acıyı, onun çektiği ızdırabı, onun çektiği açlığı sana yaşatıyor! Bir ikincisi de ne biliyor musun sen şimdi akşama kadar aç kaldın akşama seni bekleyen mükellef bir sofra var!

O sofranın hayaliyle bekliyorsun, sabretmek kolaydır!

ORUÇ TOPLUMSAL HAYATIN