MUHARREM AYININ ÖNEMİ!
Birincisioruç,ikincisiHicrî takvimin başlangıcı olması,diğeri deHz. Hüseyin ve evlatlarının Kerbela'da şehit edilmesidir.
Yahudilere benzememek için
Bilgin sahabilerden İbni Abbas'ın rivayet ettiği bir hadiste de ifade edildiği üzere, bir karışıklığa meydan vermemek veYahudilere benzememek içinAşura gününden önceki günle sonraki gün ilave edildi, böyleceüç gün oruç tutmak sünnet olarak uygulanır oldu. Bunun dışındaki bir uygulamanın İslam ibadet tarihinde bir yerinin ve kaynağının olmadığını söylemek gerekir.!
AŞURE GÜNÜ ETKİNLİKLERİ!!!
Bugün aşure günü etkinliği kapsamında maalesef Hazreti Ali Efendimiz'e muhabbetlerin noktasında diye başlayarak yapılan etkinlikler ehlisünnet'e düşmanlığa dönüşmüştür!!!
1500 yıldır bu kanayan yara maalesef her sene İslam düşmanlığı yapan gizli küresel şeytanın kuklaları tarafından abartılıp kabartılarak milletin önüne konulmakta, İslam ümmetini içten içe kan ağlatmaktadırlar!!!
Kendisine Hazreti Ali efendimizi peygamberin ehlibeyt ve varisi olarak rehber gören Bediüzzaman, Risale-i Nur külliyatı'nda bu konuya parmak basarak çok güzel izahını yapmış ve noktayı koymuştur!!!
BEDİÜZZAMAN VE KERBELA VAKASI!!!
Bediüzzaman Said Nursi, Kerbela vakasını siyasi bir saltanat kavgası veEhl-i Beyt'in manevi makamlarının yücelmesine vesile olan bir kader tecellisiolarak değerlendirir.
Bu elim hadiseyi Müslümanlar arasında kin ve düşmanlığı körüklemek için değil,ilahî hikmeti kavramak ve ibret almakiçin ele alır.
Bediüzzaman'ın Mektûbat ve Münâzarât adlı eserlerinde öne çıkan izahları şu temel başlıklarda toplanabilir:
• Manevi Saltanatın Hikmeti: Bediüzzaman, Hz. Hüseyin ve soyunun dünyevi bir saltanata değil,manevi bir saltanatanamzet olduklarını belirtir. Dünya saltanatı ile manevi saltanatı bir arada yürütmek zor olduğundan, yaşanan bu acı kader neticesinde Ehl-i Beyt'in maddi saltanattan çekilip insanlığın manevi rehberleri konumuna yükseldiklerini ifade eder.
• Zalim ve Mazlum Kavgası:Olayı tamamen hak ve batıl, zalim ve mazlum kavgası olarak görür. Hz. Hüseyin›in (ra) Emevilere karşı duruşunu; İslami değerlerin ve adaletin gözetilmesi, hilafetin saltanata ve Arap milliyetçiliğine dönüşmesine karşı verilen onurlu bir mücadele olarak değerlendirir.
• Tarafgirlik ve Tefrikadan Sakınma: Bediüzzaman, Cemel, Sıffin ve Kerbela gibi sahabe ve Ehl-i Beyt döneminde yaşanan ihtilafların ve kanlı fitnelerin günümüzde kin, nefret ve mezhep çatışmalarına alet edilmemesini öğütler. Geçmişte yaşanan bu olaylardan ders ve ibret çıkarılması gerektiğini, ancak tarafgirane bir üslupla şahıslara düşmanlık beslemenin ümmetin birliğine zarar vereceğini vurgular!

26