İran, yeni aktörler ve hedefleri..!
Ahmet Maranki
MEDYADA BOP İLE İLGİLİ YENİ SENARYOLAR!
Küresel emperyal şeytani akıl!
Devletleri ve insanları 12 algı operasyonları ile yeni taktikleri canlı yayınlarda cambaza bakmaya devam ettiriyor..!
Sıra bize gelene kadar..!
Ortadoğu'da taşlar yerinden oynarken, sahneye yeni bir senaryo kondu: Kadim Türk toprakları olan İran; Farslar, Kürtler, Azerbaycanlı ve diğer Türk boyları ve Beluçlar gibi halkları yüzyıllardır aynı bayrak altında yaşamış bir yapıdır! Dış akıl, esasen mozaik haline gelmiş yaşayan bu yapıyı parçalıyor.
Bu saldırının adı "hava operasyonu" değil, toplum mühendisliği bombardımanıdır.
İsrail, artık sadece askeri değil, stratejik bir zihin gücüyle hareket ediyor.
İsrail; ABD'nin "çekildiği", Rusya'nın "daraldığı", Çin'in "uzak durduğu" bir bölgede, kurtlar sofrasına sırtlan gibi oturdu!
NÜKLEER KAPASİTE SADECE BİR SEBEP!
İsrail'in amacı yalnızca İran'ın nükleer kapasitesini durdurmak değil.
Amaç; İran'ın çok kimlikli yapısını çatırdatmak, içeriden çökertmek, dıştan parçalara ayırmaktır.Bu da klasik savaşla değil, zihin haritalarını karıştırarak yapılır. Başımızdaki bütün liderlere ve güç odaklarına yol haritamızdır! Yapılan bütün bu haksızlıklar karşısında sessiz, suskun ve zayıf olma! Ataların gibi sen de Hakk'ın hatırını bütün hatırlardan üstün tutarak tebaa'na sahip çık!
Bölgenin 1000 yıllık hâkimi olan Türklerin liderliğinde yeniden tarih yazarak 57 İslam ülkesi ile yeni bir ittifak oluştur! Yaşananlar, yüz yılı aşkın süredir adım adım uygulanan emperyalist bir planın devamıdır!
Türkiye Cumhuriyeti devleti Ortadoğu'yu yeniden şekillendirme planında söz sahibi olmalıdır!
Ortadoğu'nun cetvelle çizilen haritası bugün kanla çizilmektedir.
Libya'nın gücünün yok edilmesi firavun nesli Mısır'ın tekrar kontrole alınması yanında; Filistin'in işgaliyle başlayan, Irak'ın parçalanmasıyla devam eden, Suriye'nin çökertilmesiyle hız kazanan süreç bugün İran'ın kuşatılmasıyla yeni bir evreye girmiştir.
Bugün İran'ı hedef alan irade, geçmişte Irak'ı üçe böldü, Suriye'yi şehir şehir dağıttı, Lübnan'ı iç savaşlara mahkûm etti. Ve şimdi aynı merkezden, aynı akılla Türkiye'ye yönelmeye hazırlanmaktadır.
Türkiye yalnızca coğrafi konumuyla değil, tarihi sorumluluğu ve kültürel hafızasıyla da bu oyunun merkezinde olup esas oyunu oynamalıdır!
Türkiye yalnızca bir ülke değil; bu Türk ve İslam coğrafyanın güvencesidir, geçmişidir, vicdanıdır, direncidir.
ANADOLU İRFANI DEVREYE GİRMELİDİR!
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; mezheplerin ötesinde bir kardeşlik, etnik kimliklerin ötesinde bir millet bilinci, sınırların ötesinde bir dayanışma ruhudur.
Bu topraklar ve bu toprakları bize vatan yapan atalarımızın asıl ve asil ruhları ve nesilleri bunu yapabilecek kapasiteye sahiptir.
Çünkü bu toprakların mayasında kardeşlik, birlikte yaşama kültürü ve ortak acıların getirdiği derin bir tecrübe vardır.
Büyük İsrail hedefi, vaadedilen topraklar, Fırat, Dicle'nin suları ve yeraltı zenginlikleri ile emperyal aklın yüzyıllık düşüdür!
Ama bu düşü kâbusa çevirecek olan yine Türklerdir!
Türkiye olarak, sadece kendi ayakta kalışımız için değil, Türk dünyası başta olmak üzere; İslam Birliği'nin içinde yer alan Irak'ın birliği, Suriye'nin toparlanması, Filistin'in özgürlüğü, İran'ın bağımsızlığı, Lübnan'ın huzuru ve diğer İslam ülkelerinin geleceği için deTürkiye beklenen ülkedir!

205