Enver Paşa'ya iade-i itibar!!!

ENVER PAŞA VE BEDİÜZZAMAN!!!

Enver Paşa, vatanperver ve dindar bir komutandır. Bediüzzaman Enver Paşa ile alakalı olarak; "İyilikleri kötülüklerinden fazla olan kimse muhabbete layıktır"düsturunu esas almıştır.

Ayrıca Bediüzzaman her meseleye İslamiyet nokta-i nazarından yaklaşmıştır.

Sadece Sarıkamış hadisesi değil başka sebeplerle de Enver Paşa'ya ağır ithamlarda bulunan bazı ifrat ehli kimseler olmuştur.

Ancak Üstadımız bu tarz meselelere "insaf" düsturu ile yaklaşmıştır!

Bediüzzaman ve Enver Paşa!!!

Hürriyete Hitap!!!

Bediüzzaman Said Nursî, 1908'de İstanbul'da ve Selanik'te okuduğu Hürriyete Hitap nutkunda; hürriyet ve meşrutiyetin İslâmiyet'le uyumlu olduğunu, İslâm'ın özünde de hürriyetin bulunduğunu ve istibdadın İslâm'a aykırı olduğunu vurgulamıştır.

Bediüzzaman, nutuk sırasında İttihatçı liderlerle görüşmüş, özellikle Enver Paşa ve Resneli Niyazi ile aynı safta olduğunu belirtmiştir.

Bediüzzaman; Enver Paşa'ya yönelik eleştiriler karşısında onu savunmuş, sorulduğunda, "Suskunluğumun nedeni, düşmanların onlara şiddetli hücumlar yapmasındandır. Düşmanın saldırı hedefi, onların iyi tarafları olan dirençleri ve İslâm düşmanlarının zehirleme vasıtası olmaktan uzak durmalarıdır. Bence yol ikidir. Terazinin iki kefesi gibi... Birinin hafiliği ötekinin ağırlığını geçer. Ben tokadımı Antarik'e patlatırken Enver'e, Venizelos'a yapıştırırken de Said Halim'e vurmam! Nazarımda vuran da sefildir (alçaktır)!"Demek ki neymiş Enver Paşa'ya "vurmayacaksın kardeşim!" diyerek Enver Paşa'yı İslâm düşmanlarıyla aynı kefeye koymamıştır.

BALKAN GEZİSİ

1911'de Sultan Mehmed Reşad, İttihat ve Terakki'nin teşvikiyle Rumeli'ye (Kosova,Manastır, Üsküp, Selanik) bir seyahatdüzenledi. Bediüzzaman, Sultan Reşad'ın davetiyle bu seyahate katıldı.

Bediüzzaman ve Enver Paşa, Sultan Reşad'ın yanında yer alarak meşrutiyetin İslâmî temellerini halka anlatma görevini üstlendiler.

İŞÂRÂTÜ'L-İ'CAZ'IN NEŞRİ

Enver Paşa, ilk etapta Kafkas Cephesi'nde telif edilmiş olan İşaratü'l-İ'caz tefsirini bir"yadigâr-ı harb" olarak tâbedilmesi için kâğıdının masrafını şahsî kesesinden ödeme kadirşinaslığını gösterdi.

İşârâtü'l-İ'caz, tab edildikten sonra resmî yollarla müftülüklere gönderildi.

Yıllar sonra Bediüzzaman el yazısıyla İşaratü›l-İ›câz ile alâkalı orijinal bir nüshada Enver Paşa isminin geçtiği yerin hemen üstüne"şehid"ibaresi koyar.

Darü'l-Hikmeti'l-İslâmiye!

Dönemin Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa tavassutuylaSultan V. Mehmed Reşâd tarafından cephede gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle Bediüzzaman'a harp madalyası verildi. Hükümetin temâyülü, Enver Paşa ve Şeyhülislâmın teklifiyle Bediüzzaman Said Nursî Darü'l-Hikmeti'l- İslâmiye azalığına tayin edildi.