Cambaza baktırma devam ediyor!!!

Cambaza baktırma devam ediyor!!!

AHMET MARANKİ

Geçen gün, Türkiye'nin gündeminde neler var diye bakmak istedim!

Pek çok yazılı medyadaki köşe yazılarını bir göz gezdirdiğimde ekseriyetinin belirli merkezlerden yönlendirip kuyuya atılan taşı çıkartmakla meşgul olduklarını, hatta peş peşe yazdıkları yazılarla da buna mecbur olduklarını hissettim!!!

Bu arada; Nuh Albayrak yaklaşık 40 yıllık kadim dostum gazeteci yazar. Bir makalesini okuduğumuzdaki acı gerçeği de spekülatif pek çok hadiselerin iç ve dış kuvvetlerin işbirliği içindeki karanlıkları Anadolu vatanında da yaşatmak istenenleri karşılaştırınca siz değerli takipçilerimle, belki "tarihten ibret alınırsa tarih tekerrür etmezmiş" diyerek ben depaylaşmak istedim!

SURİYE'DE YAŞANANLAR VE BAAS DARBESİ!

Aslında devletin, 1963 yılındaki "Baas Darbesi"nde Türkiyeye kaçan merhumAbdüssemî efendininanlattıkları bize çok önemli bir ders veriyordu,"Hâşâ, zulmetmez kuluna Hüdâsı, herkesin çektiği kendi cezası"dedirtiyordu!

DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE'DEKİ MÜSLÜMANLARA İTHAF OLUNUR!

Suriye nüfusunun yüzde 90ını oluşturan Sünnîlerin ve orada yaşayanların başına gelenler adetâ; Kur'an-ı Kerim'deki (İbrahim Suresi; 7. Ayet)Verdiğim nimetin kıymetini bilirseniz artırırım. Unutursanız, elinizden alırım, çok acı azap yaparım"şeklindeki ilahî uyarının bir tezahürüydü.

Suriye'deki Fransız işgalini bitiren direnişin liderliğini, Şükrü el-Kuvvetli (Kuvatlı) adında; Konyalı bir "Türk" yapmıştı.

Sünnî bir aileye mensup olan ve İstanbul Mekteb-i Mülkiye'yi bitiren Şükrübey,o dönemde yaşanan büyük hezimetlere rağmen İttihat Terakki liderlerindendir!

"Suriye Filistin Cephesi Başkumandanı" yapılan Cemal Paşa, tam da I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte İngiltere'nin, Arapları Osmanlı'ya karşı isyan ettirmek için kovalarla altın saçtığı bir dönemde,"İngiliz gelse bu kadar olmaz"dedirtecek zulümler yapıyordu!

Cumhurbaşkanı Turgut Özal bu zulümleri, 26 Mart 1991 tarihinde çıktığı Rusya gezisinde, Türkiye Gazetesi Ankara Temsilcisi Yalçın Özer'e,"Cemal Paşa İngilizlerden maaş alıyordu"şeklinde izah etmişti!

SURİYE'Yİ SÜNNÎLER YÖNETİYORDU!

1930'larda, Suriye'yi Fransız işgalciler idare ediyordu! Nitekim Suriye, 1945 başında"Millî Ordu"kurma kararı alınca, Fransa her zaman yaptığını tekrarlayarak Şamı ağır bombardımana tutmuştu! Ancak El-Kuvvetli liderliğindeki Suriyenin milli ordusunun kararlı tutumu karşısında daha fazla direnemeyen De Gaulle, ateşkes ilan etmiş ve 15 Nisan 1946'ya kadar bütün işgal güçleri çekilmişti!

SMO! 13 GÜN SAVAŞLARI

Artık, Suriye'nin yönetimi tamamen Suriyeli çoğunluğun seçtiği Sünnî kadronun eline geçmişti. Görüldüğü gibi Suriye, son aylarda gerçekleşen SMO tarafından yapılan kurtuluş mücadelesinde Suriye'nin bugünkü "millî kurtuluş"unun 80 yıl önce de aynen yaşanması çok manidar ve ibret alınması gereken bir hadisedir!

NİMETİN KIYMETİNİ BİLMEK VE İNSANI VE İSLAM'I YAŞAMAK!

Milyonlarca "Sünnî Suriyeli"yi temsil eden "Halepli Abdüssemî"nin manidar hikâyesi de, bu "kurtuluş"tan sonra başlıyordu:

"Fransızlardan sonra rahattık, İpek Yolu üzerinde bulunduğumuzdan ticaretten iyi kazanıyorduk. Okuyup memur olmayı 'enayilik' olarak görüyorduk. Çocuklarımızın "maaş mahkumu" olmasını istemiyor; ticarete yönlendiriyorduk. O kadar zengin olmuştuk ki, altın kaplamalı sehpalarımız, bir daireden daha pahalıydı. Otopark kapılarımız bile altın kaplamalıydı. Biz refah içinde yüzerken, Alevîler (Arap AlevîleriNusayriler); çocuklarını okutuyor, memur ve asker yapıyorlardı. Bu yüzden de düşük standartlı bir hayat yaşıyorlardı."