RNK VE KUR'AN'DA TEVHİD MUCİZESİ!
Bediüzzaman Bakara Suresi'nde bir âyetin tefsirinde, bütün felsefecilerin ve kelâm âlimlerinin mesleklerini ihatalı delillerle açıklıyor. O âyet-i kerîme de şudur: "Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki takvâya erişesiniz. O Rabbiniz ki, yeryüzünü size bir döşek, gökyüzünü bir kubbe yaptı. Gökten de size bir su indirip onunla türlü meyvelerden ve mahsullerden size rızık çıkardı. Öyleyse bile bile Allah'a eş ve ortak koşmayın." Bakara 21-22
"Akâidî ve imanî hükümleri kavi ve sabit kılmakla meleke haline getiren, ancak ibadettir. Evet, Allah'ın emirlerini yapmaktan ve nehiylerinden sakınmaktan ibaret olan ibadetle vicdanî ve aklî olan imanî hükümler terbiye ve takviye edilmezse, eserleri ve tesirleri zayıf kalır." diyerek bu ayeti izah etmeye çalışan Bediüzzaman.
Bu âyeti dikkatle inceleyenler göreceklerdir ki, buradaki İlâhî hitab önce Sâniin varlık ve birliğinin ispatıyla başlamaktadır.
"Birincisi:Tevhidin ispatı için kendi nefislerinden delil getirmiştir. Buna: Yani, 'Sizi yaratan Rabbinize ibadet ediniz' Bakara-21 cümlesiyle işaret etmiştir.
"İkincisi:Baba ve dedelerinin hallerini açıklayarak delil getirmiştir. Buna: Yâni, 'Sizden öncekileri yaratan'Bakara -21 cümlesiyle işaret etmiştir.
"Üçüncüsü:Bütün yeryüzünde yaşayanların hallerini açıklayarak delil getirmiştir. Buna: Yani, 'O Rabbiniz ki, yeryüzünü size bir döşek yaptı'Bakara -22 cümlesiyle işaret etmiştir.
"Dördüncüsü:Göklerde olanların hallerini açıklayarak delil getirmiştir. Buna: Yani, 'Bakara -21'de tekraren işaret etmiştir.
"Beşincisi:Yer ile gökyüzü arasında cereyan eden halleri açıklayarak delil getirmiştir. Buna da: Bakara Sûresi, 22 yani, 'Gökten de size bir su indirip onunla türlü meyvelerden ve mahsullerden size rızık çıkardı' cümlesiyle işaret etmiştir. Gökyüzü bir baba, yeryüzü de bir anne gibi. Gökyüzünün sulbünden yeryüzünün ana rahmine yağmur iniyor ve oradan da-geçen alâmetlerde olduğu gibi-çeşitli şekillerde bitki ve yiyecek nevileri doğuyor.
Bediüzzaman, "Bu beş delili zikrettikten sonra, bu delillerin iktiza ettiği matlup olan neticeyi beyan ediyor ve diyor: (Bakara Sûresi, 22) Yâni, 'Öyleyse bile bile Allah'a eş ve ortak koşmayın."
Burada, Bediüzzaman'ın tevhid meselelerini delillendirmede izlediği yol Kur'an-ı Kerîm'de de izlenen yoldur! Zira Risale-i Nur, Kur'ân'nın bir burhanı ve onun feyzinden çıkmış mânevî bir tercümesidir.
RİSALE-İ NUR DELİLLERİNİ;
VAHYE DAYANDIRIR!
Risale-i Nur aksine, fıtrat ve tevhide dayalı geniş imânî kültürü ihtivâ eden Sözler, Şualar, Mektubat ve İşârâtü'l-İ'câz gibi eserler, insanın duygularını ve fıtrî yapısını uyandıran tam bir fikir inkılâbı; ifrat, tefrit ve şatahat içinde, nefis ve hevâya tabi olan mezhep ve cereyanların da ilzam edici en güzel cevabıdır. Evet, bu risalelerin her biri gücünü İlâhî vahiyden alan birer nur hükmündedir!

28