4 Nisan 1997, Alparslan Türkeş'in ölümü! Tarihe kayıt düşüyoruz! (1)

4 Nisan 1997, Alparslan Türkeş'in ölümü! Tarihe kayıt düşüyoruz! (1)

AHMET MARANKİ

1970-80'li yıllar Türkiye'nin karanlık, sağ sol kavgalarının ülkede hakim olduğu yıllar!

Ülkeyi yönetenler de bugün daha açık seçik gördüğümüz gibi koalisyon hükümetleri ile dış güçlerin kontrolünde iç dinamiklerini yabancıların yönettiği yıllar..! Lise ve üniversite yıllarımız hakikaten kardeşi kardeşe düşman eden, at izinin it izine karıştığı tarihi acılarla kayıt düşmüş kaybedilmiş yıllarımız!.. O Türkiye'de hükümetlerin içindeki bakanların "Güneş motel"diye basına yansıyan pek çok sayılarını artırabileceğimiz bırakın milletvekilliğinin, bakan transferleriyle ülke yönetiminin peşkeş çekildiği yıllar..!

Menfaat üzere dönen siyaset!

1970-1980 yılları mantığı düşünüldüğünde bir grup "kahrolsun Amerika ve emperyalizm diye sloganlar atarken; diğer grup da kahrolsun Rusya Çin her şey milliyetçi Türkiye için" diye yürüyüşler düzenlendiği yıllar..!

YILI 2025! DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK!

Türkiye'de 2025 yılında bu gibi söylemler pek gündemde olmasa da bu partilerin uzantıları yine siyaset arenasında seçim sathında birbirlerine olmaması gereken tavır ve davranışlar içinde sahip bulundukları partilerin fikir ve anlayışlarından farklı boyutlarda birtakım etkilerle milletvekili ve bakan transferleri ile aynı davranışlar sergilenmektedir!!

Türkiye cumhuriyeti hükümetleri liyakatsiz ve ehliyetsiz kadroların elinde.

Türkiye bu oyunları çok görmüş ve yaşamış maalesef bugün de halen yaşamaktadır!

Başbuğ!

Alparslan Türkeş'in ölümü!

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997 Cuma günü birkaç gün önce geçirdiği başarılı bypass ameliyatı sonrasında her nedense halen de meçhul olan Turgut Özal'ın şüpheli ölümü gibi, ölüm sebebi olan "kalp krizi" sebebiyle Ankara'da yaşamını kaybetti. 80 yaşındaki Alparslan Türkeş, 74 yıllık Cumhuriyet tarihinin son 55 yılının önemli dönemeçlerine damgasını vurdu. Yaşamını milliyetçilik ülküsüne adayan Türkeş'in ölümü, Türkiye'de ve Türk dünyasında büyük üzüntü yarattı.

Alparslan Türkeş için 8 Nisan 1997 Salı günü son yolculuğunda yalnız bırakmak istemeyen ülkücüler, gerek yurt içinden gerekse yurt dışından Ankara'ya akın etti.

Türkeş'in cenazesine katılmak için gelenlerin yoğunluğu ve yoğun kar yağışı nedeniyle 8 Nisan 1997 günü Ankara'ya gelen Anadolu'dan bütün yollar tıkandı!

Milyonlarca insan Başbuğ'u uğurluyordu!

1978 yılında benim de en önlerde yer aldığım15 NisanTandoğan yürüyüşündeki milyonların birkaç katı cenazedeydi! Millet Başbuğ'u gözyaşlarıyla uğurluyordu! Aynı nizami alem ülküsünün yılmaz savunucusu değerli kadim dostum, kardeşim Muhsin Yazıcıoğlu'nu Ankara'da milyonlarla beraber milletimizin omuzlarında uğurladığımız gibi!

ALPARSLAN TÜRKEŞ! TARİHE KAYIT

DÜŞEN GERÇEKHATIRALAR!

Türkiye'nin 1970'li o karışık günlerinde Kastamonu İnebolu'da Bozkurt ilçesindeki bir mitingden dönüşte Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanı Başbuğ Alparslan Türkeş'in İnebolu'da"efendim sizi İnebolu'da misafir edelim diye yolunu kestiğimizde;hayır Kastamonu'ya geçmem lazım!.. Orada hocamın elini öpüp, dostlarımın dualarını almak lazım bekletmeyelim! Durmak yok vazife yola devam .."demesini tarihe o yıllarda yaşanmış bir hadise olarak kayıt düşüyorum!

Alparslan Türkeş - Mehmet Feyzi Pamukçu!

Türk milletine karşı çok derin bir sevgi besleyen Mehmet Feyzi Efendi; rahmetli Alparslan Türkeş'le büyük dostlukları ve sohbetleri olduğunu gören yaşayan biri olarak bunu da ölüm yıldönümünde tarihe kayıt düşüyorum!

Türk milletine hizmet etmenin İslam'a hizmet etmek olduğunu savunan Mehmet Feyzi Efendi, "Mefahir-i Diniye, Mefahir-i Milliye, Sadakat-i Vataniye. Bu üçü bir arada olursa, iyileşmeyecek yara yoktur"diyerek, Türk siyasi tarihinde neredeyse Tanzimat'tan bu tarafa halledilemeyen bir hastalığın da adeta şifasını söylemiştir.