Yazar, TikTok'ta ünlü olan mısırcı Alper Temel örneğinden hareketle sosyal medyanın insanları gerçek ilişkiler yerine 'fotoğraf nesnesi' haline getirdiğini savunuyor. Algoritmaların kararları belirlediği ve manipüle ettiği bu düzende, tüm çark hepimizi yorsa da, aldığımız 43 beğeni bizi tatmin ediyor—acaba bu teslimiyetin sorumluluğu gerçekten sadece teknolojide mi?
Ukrayna'dan kalkıp Karaköy'e gelmiş Olenay hanım önündeki mikrofona konuşuyor: "Amacımız bu yakışıklı mısırcıyı görmekti. Ben ismini tam bilmiyorum ama arkadaşım ona bayılıyor."
Adını ben söyleyeyim: Alper Temel. 25 yaşında. Kardeşi Mazlum ile birlikte sekiz yıldır baba mesleğini yapıyor. Aralık ayında bir Rus influencer onu TikTok'ta paylaştı ve tüm hayatı değişti. Tezgahının önünde 90'larda bir futbol maçına gelmiş gibi hissettiren kuyruklar oluyor. Ve yine stadyum önlerini aratmayacak şekilde sıraya kaynamaya çalışanlarla, 'Ya keşke önce ben kaynasaydım' diyenler arasında kavgalar çıkıyor. Mısıra ve yakışıklı mısırcıya ulaşma süresi kimi zaman bir buçuk saati buluyor.
Öyle ki Alper Temel'in tezgahının yarattığı kalabalık ekonomisi Karaköy esnafının işlerini açacak kadar güçlü. Tüm bu zahmete girmek (veya ona bayılmak) için ismini bilmelerine bile gerek yok. Şimdi kritik soruya geliyorum:
Bu insanlar delirdi mi
Hayır. Sosyal medyanın hayatımıza getirdiği her tuhaflığı kucaklar ve gündelik paylaşımlarımızın alacağı kalpler üzerinden kendimize mutluluk atarken, çizginin nereye çizileceğini belirleme hakkından da biraz vazgeçmiş oluyoruz. Ama bir yerlerde yanlış yaptığımız da kesin. Hazır İstanbul'a gelmişken bu önemli Mısır anıtını görelim diyen de, taa Malezya'lardan sadece yakışıklı mısırcıyı görmeye gelen de var. Malezya'ya üçlü koltuğun ortasında uçmuş herkes bu kararın biraz radikal olduğunu fark edecektir.
Eskiden ekranlarda meşhur olmuş yerlere gitme turizmi vardı. Set-jetting. White Lotus için Sicilya'ya, Asmalı Konak için Ürgüp'e, Friends için New York'a, GOT için Dubrovnik'e gidenler. Artık bunu kanlı canlı insanlara yapmaya başladılar.
Peki neden Amaç ne
Yakışıklı mısırcı için gelenler çoğunlukla Alper'le ilgili bir hedefle yola çıkmıyor. Onu tanımıyor, tanımakla çok ilgilenmiyor. Onunla bir ilişki değil bir fotoğraf hayal ediyorlar. İnsanlar artık gördükleri fotoğrafların fotoğrafını çekmek için seyahat ediyor. Sosyal medyada en çok hangi görüntü yüksek frekansta görüntülenmişse, o fotoğraf bir haz nesnesi, bir turistik yapı haline geliyor. Bu da mısır tezgahının başında işinde gücünde mütevazi bir adamı bir 'manzaraya' dönüştürüyor.
Demek ki sosyal medya 500 yıl önce olsa, Floransa'ya Davut'u görmeye gidenler paylaşımlarını #yakışıklıheykel diye etiketleyecekti.

2