Sıradanlaşma

Yoruma açık olarak, Ionesco'nun "Gergedanlar", Kafka'nın "Dönüşüm"ünde Gregor Samsa'nın bir sabah uyandığında bir böceğe dönüşmesi, sıradanlaşması sembolik dışavurumunu yansıtıyor.

Sıradanlaşma, bireysel özelliklerin, özgünlüğün yitirilmesi, bireyin değersizleşmesi, yalnızlaşma, yaratıcılığın azalması, tekdüzelik, benzeşimdir.

Sıradanlaşma, genele uyum, biat kültürü, bireyin özgün ve özgürlüğünün yitirilmesi, siyasal, ekonomik düzeni de etkileyerek siyasal rejimlerin otokrasiye, faşizme yönelmesine yol açıyor. Otoriter, faşist düzenlerde, Führer (Hitler), Duçe (Mussolini), Caudillo (Franco) başkan, reis olarak da tanımlanan lider, karar verme yetkisi, buyurganlığı, isteklerini kabul ettirmesi, itaat sağlamasıyla toplumu yönetir, yönlendirir. Otoriter, totaliter devlet anlayışıyla lider güdümünde bütünleşme amaçlanır. Lider ilkesi, rejimin özelliklerindendir. Bireyin önemi, değeri yoktur.

Muhafazakârlık kurallara uyum, baskıcı devlet otoritesi, iletişim araçlarının devlet denetimi altında oluşu; özgürlüklerin, devlet, toplum yararı gerekçesi altında kısıtlanması, özel yaşama müdahale; sonuçta bireysel gelişmeyi ve yaratıcılığı kısıtlamakta, sıradanlaşmaya yol açmaktadır. Otoriter, faşist düzenlerle kişininsıradanlaşması karşılıklı birbirini beslemektedir.

Sermayenin egemenliği, propaganda, eğitim, belirli ideolojinin kendi değer yargılarının, milli ve manevi değerler olarak empoze edilmesi; reklam, TV dizileri, teknoloji, kısa süreli çıkar beklentileri, ürkme, tekdüzelik, sıradanlaşma yaratıyor. İletişim dili bile tekdüzeleşiyor, gelişmiyor.

Sıradanlaşmanın yalnız siyasal rejim, ekonomik düzen üzerinde değil; doğayı, çevreyi koruma, fikir, kültür, sanat yaşamı üzerinde de olumsuz, yıkıcı etkileri oluyor. Gezegenimiz yalnız çölleşmiyor, yıkıma uğramıyor; fikir, sanat yaşamı da çölleşiyor. Sürekli yenilik "innovation"dan söz ediliyor, reklamı, propagandası yapılıyor. Ancak genelin yaşam kalitesine somut katkısı oluşmuyor.

Kalkınma ekonomisi kitabını yazar, kaynakça araştırması yaparken bu alanda da bir fikri canlılık, yayın zenginliği bulamadım. Kaynaklar genellikle 1960'lı yıllarda yazılmış ekonomik kalkınma kitapları, makaleleri, araştırmaları ağırlıklı oldu. Bulabildiğim, yararlandığım